06 Mayıs 2008 Salı

ANESTEZİ


Senaryosu çok farklı sizi koltuğunuza çivileyecek kadar şaşırtıcı ve sürükleyici.
Tıpta Anestezik Farkındalık adı verilen bir durum üzerine çekilmiş bi film.Şöyle ki ameliyatlarda size verilen anestezi sayesinde uykuya dalar ve uyanırsınız.Ama bazı insanlar o kadar şanslı olamıyor. Ameliyat sırasında uyur gözüksede aslında uyanıktır ve herşeyi hisseder.
Clay'in de başına gelen budur.Ama acı ameliyat masasında duyduklarından çok daha önemlidir.
Ayrıntı veremiyeceğim bir film.Şehrinizde hala vizyondaysa mutlaka gidin.

AV PARTİSİ


Başrollerinde Richard Gere ce Terrence Howard oynuyor.Bu ara izlediğim en iyi film diyebilirim.
Bosna da görev yapan Amerikalı bir kameraman ve gazetecinin etrafında dönen bir hikaye.Ama Bosna da müslüman kardeşlerimizin başına gelenleri çok objektif bir bakış açısıyla anlatıyor.
Mutlaka izlemenizi tavsiye ederim.Bosna yı bir kez daha hatırlamak ve daha iyi anlamak için.

HERKESE MERHABA

Çok uzun bir aradan sonra tüm arkadaşlara sevgilerimi iletiyorum.Görüşmeyeli filmler ve haberler birikti.Hepsini sizlerle paylaşmak için sabırsızlanıyorum.
İlk haberim malum hamileliğimin 21.haftasındayım.Bebeğin cinsiyetini öğrendik dün.Bir kızımız olacakmış.Kız erkek farketmez ama yinede merak ediyor insan.Şimdi isim hazırlıklarına başladık.Birkaç isim var kafamızda ama önerilerinizi bekliyoruz.
İkinci haberim işle ilgili.Çalıştığım şirkette yapılan yönetim değişikliği dolayısıyla işten çıkma durumum var.Yaklaşık iki haftadır raporluyum.Bakalım neler olacak göreceğiz.
Bu arada Ayşe ile bir Eskişehir gezimiz oldu.Ayşenin gelinliğinin provası için gittik.O gezinin notlarınıda yayınlayacağım.
Şimdi birkaç filmden bhsetmek istiyorum.Görüşmek üere hoşçakalın.

02 Nisan 2008 Çarşamba

ÇOCUK İSTİSMARI VE SOBE...

Arkadaşımız Anne ve Çocuk bizi çok hassas ve eğitici bir konuda sobelemiş.Öncelikle kendisine teşekkür ediyoruz.

Bu konuda yazı yazmak gerçekten çok zordu.Çünkü konu çok önemliydi.Bizde bilgilendirmek amacıyla Çocuk İstismarını ve İhtimalini Önleme Derneğinin web sitesinden yararlandık.


Çocuk istismarı ve ihmali kavramı; çocukların ana-babaları gibi, onlara bakıp gözetmek ve eğitmekle görevli sorumluluk, güç ve güven ilişkisi içinde oldukları kişiler ya da yabancılar tarafından: bedensel ve/veya psikolojik sağlıklarına zarar verecek, sosyal gelişimlerini engelleyecek şekilde uygulanan tüm fiziksel, duygusal veya cinsel tutumları, ihmali, ticari amaçlı sömürüyü kapsar.

Fiziksel istismar: Çocuğun anne baba, öğretmen, bakıcı gibi çocuğa bakmakla yükümlü kişiler tarafından gerçekleştirilen, dayak atma, yakma, ısırma, sarsma, kaynar suyla haşlanma gibi olaylar sonucunda kaza dışı her türlü yaralanmasıdır.

Cinsel istismar: Çocuğun, bir erişkin ya da yaşça ya da gelişimsel olarak kendinden oldukça büyük bir başka çocuk tarafından ne anlama geldiğini kavrayamayacağı, gelişimsel olarak hazır olmadığı, onay veremeyeceği, kanunlara ve toplumun kültürel değerlerine aykırı cinsel eylemlere; karşı tarafın cinsel doyumunun sağlanması amacıyla karıştırılmasıdır.

Duygusal istismar:Çocuğun ruh sağlığını ve gelişimini bozan, reddetme, aşağılama, tehdit etme, suçlama, gibi söz ve davranışlara süregen olarak maruz kalmasıdır. Sıklıkla diğer istismar biçimlerine eşlik eder.

İhmal: Çocuğun beslenme, barınma, korunma, sevilme gibi temel fiziksel ve duygusal gereksinimlerinin karşılanmamasıdır. Çocuğun sağlığı ve gelişimine olumsuz etkileri olabilir.

Aileye ait riskler:

Ciddi ekonomik sıkıntı

Çok çocuklu aile, kardeşler arasında yaş farkının az olduğu durumlar.

Üvey ebeveyn, tek ebeveyn.


Alkol- uyuşturucu bağımlısı ebeveyn

Kendisi de çocukluğunda istismar görmüş ebeveyn

Çok genç anne

Eğitimsizlik

Aile içinde geçimsizlik, gerginlik

Aile içi şiddet, diğer çocukların da istismara uğramış olması

Ailede ruhsal hastalık

Eğitimli insanlar olarak en önemli görevimiz ailevi riskleri ortadan kaldırmak ve çocuğa yansıtmamak olacaktır.


Sobenin 2.kısmı çocukluktan aklımızda kalan bir şarkı ve bize hissettirdikleri;

Ben yani Fatoş; sobeyi ilk duyduğumda aklıma ilkokulda söylediğimiz bu şarkı geldi.Bu şarkıyı söylerken bilinçli bir çevreciydim:)

Melodisi ve kafiyesi çok güzel bir şarkıdır.


Tohumlar fidana
Fidanlar ağaca
Ağaçlar ormana
Dönmeli yurdumda

Yuvadır kuşlara
Örtüdür toprağa
Can verir doğaya
Ormanlar yurdumda

Bir tek dal kırmadan
Ormansız kalmadan
Her insan bir fidan
Dikmeli yurdumda

Yuvadır kuşlara
Örtüdür toprağa
Can verir doğaya
Ormanlar yurdumda

Ben Ayşe ;Çocukluktan şarkı deyince aklıma hep bi film karesi gelir. Elinde süpürgesiyle Kibar Feyzo filmi ile rahmetli Kemal Sunal ve tv karşısında abim, ablam,ben ve halamızın oğlu Hasan halay ceker bir vaziyette Kemal Sunal'a eşlik ediyoruz.

Eli elime deydi de
Hem ben yandım hem kendi
Bize kimse dokunamaz
Arkamız cok efendi

Biz bu konuda yazmak isteyen tüm arkadaşlarımızı sobeliyoruz.

27 Mart 2008 Perşembe

NEXT

Geçen gece eşimle izledik bu filmi.Konusu hakkında hiç bilgim yoktu ama Nicolas Cage olunca filmi izlememek olmazdı.Filmi izlerken çok zorlandım.Filmden dolayı değil maalasef.Gözlerimden dolayı.Alt yazıları okuyamıyorum.Aslında uzun zamandır bir problem olduğunu biliyordum ama bebekti hamilelikti derken ihmal ettim.

Sonunda bugün doktora gittim.Ve gerçeği öğrendim.Hem astigmat hemde miyop varmış gözlerimde.Gözlük yazdı doğal olarak.Derecesi küçük ama genede canım sıkıldı.Ayrıca gözlük kullanmak hiç bana göre değil.Kim bilir kaç kere kıracağım.

Neyse filmden biraz bahsedeyim.Başrollerinde dediğim gibi Nicolas Cage,Jessice Biel,Julianne Moore oynuyor.

Kendi geleceğini ama geleceğinin 2 dakikasını gören bir adam,bunu bilen ve bu adamı nükleer bir bombayı bulması için kullanmak isteyen bir ajan ve hiçbirşeyden habersiz bir kadın.

Çok heyecanlı bir film.İzlemediyseniz mutlaka listenize alın.Zira biz çok beğendik.

Bu arada yakında yeni bir bölümle sizlerle olacağım.Bebekle ilgili herşeyi yazacağım bir günlük.İlerede bakıp okumak için.Görüşmek üzere...

26 Mart 2008 Çarşamba

GELENEKSEL PARA GÜNÜNDEN BİR MENÜ...

Bu ay para günümüz Ayşe'de yani blog ortağımdaydı.Beraber alışveriş yapıp menüyüde birlikte hazırladık.

Bu Meyveli Pastamız.Tarifini şu an aklımda olmayan bir blogtan aldım.Daha sonra hem bloğu hemde pastanın tarifini vereceğim.Kendisine şimdiden teşekkür ediyorum.

Çok lezzetli ve hafif bir pastaydı.Herkesten tam not aldı.

Şu meyvelerin güzelliğine bakın.

Bulgur Salatamız.Aslında Kısırla aynı mantıkta yapılıyor ama daha sulu oluyor yani bulgurun suyunu kısıra göre daha fazla koyuyoruz.Ayşenin ellerine sağlık.

Kızartılmış Peynirli Börekler...

Ve olmassa olmazımız gün sofralarının baş tacı cipsler...:)

İşte böylece bir günün daha sonuna geldik.Geriye bir gün kaldı...

24 Mart 2008 Pazartesi

KEFARET

Sonunda bu sene en çok izlemek istediğim filmi izleme şansı buldum.Aşk ve Gurur'un yönetmeni yine harikalar yaratmış.Ian McEwan'ın 2001 yılında en çok satanlar listesinde ki kitabından uyarlanmış bir film.

Başrollerinde benim en favori oyuncularımdan Keira Knightley ve James McAvoy var.

İzlemeden önce tüm resimlerine hayranlıkla baktığım film resimleri kadar güzeldi.Değişik bir anlatım dili vardı.Olayın önce sonunu görüyorsunuz sonra o sona nasıl gelindiğini.
Konusu çocukluktan beri birbirine aşık iki genç Cecilia ve Robbie aralarında ki zümre farkından dolayı hiçbir zaman birbirine açılamamıştır.Robbie Cecilia'ya açılmaya karar verdiği gün Cecilia'nın küçük kız kardeşi Briony Robbie'nin üzerine çirkin bir iftira atar.
Bu iftira herkesin hayatını derinden yaralar.Bunun kefaretini herkes öder.

Ayrıntı veremem.İzlemeniz gerekir.Müzikleri çok güzeldi.Dönemin kıyafetleride öyle.
Aynı yönetmen ,oyuncu ve müzisyen ile tadı tanıdık bir romantik/dram türünde bir film.
Benim için sıralama şöyle;
1-Aşk ve Gurur
2-Kefaret
3-Aşkın Kitabı

Ama şunu ayrıca belirtmeliyim ki Kefaret bu filmler arasında en modern yorumlanmış olanıydı.Ben çok sevdim.