11 Mayıs 2007 Cuma

ANNELER GÜNÜNE ÖZEL FİLM SEÇENEKLERİ


Anneler günü doğası gereği duygusal bir gün.O yüzden eskilerden iki duygusal filmi hatırlatmak istedim.
Bunlardan 1.si PATCH ADAMS.Konusu gerçek hayattan alınma bir film. Akıl hastanesinde ihtihar eğilimi yüzünden yatan Hunter tedavi olduktan sonra doktor olmaya karar verir.Olurda.

Başarılı bir öğrenci olmasına karşın yöntemleri hocaları tarafından hoşgörülmez.O tedaviyi eğlenceli hale getirmeyi amaçlar.Daha sonra yoksul hastalar için kendi parası ve bağışlarla özel bir klinik açmaya karar verir.Önüne birçok engel çıkmasına rağmen klinik dünyada tanınan bir yer olur.

Film çok sıcak,komik ve inanılmaz duygusal bir film.Tabii bunda başrol oyuncusu Robin Willams'ın etkisi çok büyük.


En çok sevdiğim sahnelerden biri...Filmde tıp fakültesinden aşık olduğu kıza ''artık başının arkasını sevmeye başladım.''diyor.Çünkü Carin ona hep arkasını dönüyor ama o hiç vazgeçmiyor.
Ayrıca filmde geçen birkaç şiir var.
Bir tanesi ,
Birbirimize o kadar yakınız ki göğsündeki elin benim elim
Birbirimize o kadar yakınız ki sen gözlerini kapatsan ben uyurum...


2.FİLM : OMUZ OMUZA



Filmin başrollerinde Juila Roberts,Susan Sarandon,Ed Harris var.

Luck ve Jackie yıllar önce ayrılmış ve kendilerine yeni hayatlar kurmuşlardır.12 yaşında bir kız 7 yaşında bir erkek çocukları vardır.Jackie artık genç sevgilisi İsabel (juila) ile yaşamaktadır.Çocuklarınıda yanına alır.Ama çocuklar İsabel bir türlü sevmez ve ona alışamaz.Aynı durum İsabel içinde geçerlidir.

Luck onların aralarını düzeltmek için elinden geleni yapacaktır çünkü kanserdir ve ölmek üzeredir.


Gerçekten bu filmde ağlamamak için kendimi zor tutmuştum.Anne olmak ne kadar zor bir iş bu filmde bir kez daha anladım.

Duygu dolu bir güne iki duygu dolu film.Benden önermesi.Sizden izlemesi...

10 Mayıs 2007 Perşembe

UÇMAKDERE YAMAÇ PARAŞÜDÜ

Hıdırellez de Uçmakdere de düzenlenen yamaç paraşüsü etkinliğine katılan iş arkadaşım Serap bu fotoğrafları benimle paylaştı.Bende sizinle paylaşmak istedim.
Geçenlerde yayınladığım fotoğraflarda uçmakdere yolunu görmüştünüz.
(http://maviveportakal.blogcu.com/2729182/)

Bunlarda Uçmakderenin fotoğrafları.Serap ve ailesi Hıdırellez için gitmiş bide güzel piknik yapmışlar.




Manzara çok güzel dimi

Etkinliğin yapıldığı alan aşağıdaymış.Ama biraz kalabalık olduğu için onlar bu manzaranın keyfini çıkarmışlar.


Papatyaların içinde piknik te çok güzel olur...
Karşıdan çok net olmasada Marmara Adası görünüyor.


Bunlarda atlayışlarını gerçekleştiren sporcular...

Arkadaşımın eline sağlık.Paylaştığın için teşekküer ederim Serapcım.

Seneye bizde gideriz belki.Paraşütle atlayamayız ama olsun izleriz...:))

9 Mayıs 2007 Çarşamba

ÖRÜMCEKCİK ??


Akşam Örümcek Adam 3 e gittik.Film bizim için tam bir hayal kırıklığı oldu.Aslında 2.de de böyle olmuştu.Bile bile gittik.

Çizgi roman uyarlaması filmlere göre sıralamada en altta olabilecek bir film.Zaten salonun yarısı ilkokul çağı çocuklardan oluşuyordu.Filmin onlarıda tatmin ettiğini sanmıyorum.Çünkü örümcek adamın aşk hayatının nabzı onları çok ilgilendirmiyor olsa gerek.Bu noktada filmin orjinalliğini kaybettiğini ve ticari kaygılar taşıdığını düşünüyorum.


Kumadam ve Venom karakterlerini konu aldığını sanan ama onları arada bir çerez gibi gösteren bir seri filmi olmuş.Kesinlikle yönetmen hatta tüm kadro değişmeli.

Amerikan halkı Örümcek Adam'a Örümcekcik olarak sesleniyor.Yani o kadar samimi olmuşlar düşünün.

Filmde ki efektler için söyleyecek sözün ,yok çok iyidiler ama o kadar azdılar ki film bittiğinde kafamızda sadece Peter Parker ın komik dansı kaldı...aaa bu arada Mary Jane nide hiç bu kadar bakımsız görmemiştim.Seri başından beri bakımlı güzel M.J gitmiş yerine pasaklı bezgin bi kız gelmiş.


Neyse fazla kötü şeylerde söylemek istemiyorum ama olmamış.Yavan bir süper kahramanlık filminden öteye geçemez ki Örümcek Adamı bu hale getirenler utansın.

6 Mayıs 2007 Pazar

SOĞAN CÜCÜĞÜ BÖREĞİ



Bu gün size bir börek tarifi vereceğiz.Diğer böreklerden ne farkı var diyeceksiniz.Bunun iç malzemesi soğan cücüğüyle kavruluyor o kadar.Ama biz çok beğendik tepsinin hepsini yedik ailecek.

Yapılışı
Her ne kadar ablam(fatoş) bu böreği kendi yaptığında ısrar etsede iç malzemeyi hazırlayan annemin eşine sağlık.

Arzunuza göre soğan cücüğünü doğrayıp yağda(biz tereyağ kullandık) kavurun.Üzerine yıkayıp doğradığınız ıspanakları ilave edin.Bir müddet daha kavurun.

Genişçe bir yere yufkayı serip üzerine yoğurt sıvıyağ ve yumurta sarısı karışımını fırçayla sürün.İç malzemeyi koyup istediğiniz şekilde tepsiye dizin. (biz gül şekli verdik)
Böreklerin üstüne kalan yoğurtlu karışımdan sürüp pişirin.

Tamam abla sen yaptın.Tutturdu böreği ben yaptım diye...

Ayşe...

4 Mayıs 2007 Cuma

ANNEMİN BAHÇESİ 1

Annemlerin evi bahçeli olduğu için annem her sene çeşit çeşit sebze yetiştirir.Bahar iyice kendini gösterdiği için çoğu meyve bile verdi.

Bezelyeler oldu ama daha toplamadık.Bu beyaz çiçeklilerin taneleri olacak ondan sonra toplanacak.


Bu mor çiçekli bezelye ise dışı yenen bezelye yani taze fasulye gibi yeniyor taneleri olmuyor.

Baklalardan ilk yemeği hafta sonu yapmıştı annem.Banada bi tabak ayırmış sağolsun.Biz bu sebzeye ''Karabakla''diyoruz ama sebebini bilmiyorum.


Annem patatesleri ekerken orda olamamıştım.Ama arkadaşım Duyuşen an an fotoğraflayıp ekilişini sitede anlatmıştı. http://www.tekirdagunluk.com/. hobi&dekor bölümünün Sanal bahçe kısmında merak edenler için.



Bu da nohut hiç gördünüz mü bilmiyorum ama hasat yapılırken sabah erkenden yapmak gerekiyor yoksa elleri çok kaşındırıyor.


Soğanlar çoktan büyümüş..Bu gördüğünüz de bizim tabirimizle soğanın cücüğü...
Soğanın normalda acı olan tadında farklı tatlımsı bir tadı var.Kavurmalarda ve börek içlerinde çok güzel oluyor.


Mis gibi naneler...

Bu yaz bizde eşimle bu bahçede kendimize küçük bir bahçe yaparız inşallah...Domatesle ,biberler hepsi bahçeden ne güzel...

Bu arada fotoğraflar Ayşeden.Yine telefonla ama güzel çıktılar.

2 Mayıs 2007 Çarşamba

PRESTİJ


Hafta sonu izlediğim ikinci film sadece 2.ci olma özelliğini taşımıyor o ayrıca bu sene izlediğim en iyi film.

Kusursuz senaryosu ve oyunculukları 19.yy atmosferi,yavaş yavaş ama heyecanını hiç kaybetmeyen konusu ile benim gönlüme taht kurdu.

Başrollerin de meşhur Wolverine ve Batman var.Yani Hugh Jackman ve Christian Bale .Ayrıca Michael Cine,Scarlett Johansson da filmin yan karakterlerinden.

Bir kere filmin yönetmeni çok genç yaşına rağmen çok iyi işlere imza atmış biri.(36 yaşında)Christopher Nolan, Akıl Defteri(http://maviveportakal.blogcu.com/1524302/)
İnsomina,Batman gibi filmleri başarıyla yönetmiş bu filmlede zirve yapmış biri bence.

Konu aslında sihirbazlık mesleğinin 3 perdesi üzerine kurulu.Şöyleki;
YEMİN 1.perde; sihirbaz seyircilere sıradan bir nesne gösterir ve onu incelemelerine izin verir.
DÖNÜŞÜM 2.perde;o nesneyi bir hile ile birşeye dönüştürür,
PRESTİJ 3.perde:sihirbaz daha önce görülmemiş şok edici bir sonla gösteriyi bitirir.

Filmde iki meslektaş olan Rupert ve Alfret zamanla rekabetin rüzgarına kapılıp düşman gibi olur ve birbirinin 3.perdelerini öğrenmek için amansız ölesiye bir mücadele başlatır.

Filmle ilgili çok ayrıntı vermek istemiyorum.Ama ısrarla izlemenizi tavsiye ediyorum.

HAYALET SÜRÜCÜ


Hafta sonu izlediğim filmlerden ilki Nicolas Cage nin başrollerinde oynadığı Hayalet Sürücü adlı çizgi roman uyarlaması bir film.

Filmde babasıyla beraber çok tehlikeli motosiklet gösterileri yapan Johnny bir gün babasının ve sevdiği kızın hayatı karşılığnda ruhunu şeytana satar.
Gündüzleri inanılmaz gösterilerle başarı kazanan bir adamken geceleri şeytan için çalışmak zorundadır.
Ama özünde iyi olan Johnny masumları korumak adına şeytana karşı çalışmaya başlıyor.


Filmde ki görsellik gerçekten çok güzel.Geceleri ortaya çıkan motor ve hayalet sürücü çok orjinaldi.Cage her filme kattığı gibi bu filmede espiri katmış.Bazı konular hava da kalmış film biraz yarım kalmış hissi uyandırsada izlenmesi gereken bir uyarlama bence.

28 Nisan 2007 Cumartesi

e2 CLOSER DİZİSİ

BU KADIN DA KİM ???


Bir kaç haftadır takip ettiğim bir dizi var.Dizide ki kadın oyuncu çok ilgimi çekti.Biraz araştırma yaptım.Adı Kyra Sedgwick.Belki John Travolta nın Mucize filminden hatırlayabilirsiniz.Sevgilisi rolündeydi.

Dizi de bir dedektifi canlandırıyor ama neredeyse tamamı erkek olan bir departmanın polis şefi yardımcısı olarak.Sorgulama da çok usta,Güney Amerika aksanlı birazda sakar bir bayan.Olayları çözümlemede ne kadar başarılı olduğunu her olayda kanıtlıyor departmana.Yinede onun şefliğini içine sindiremiyen polisler az değil.

Dizide tuhaf bulduğum ama izlemekten vazgeçemediğim şeyler var.Kadının mimikleri özelliklede teşekkür ederken çok baskın.Bir da alt yazıda astları ona HANIMEFENDİ diye sesleniyor bu biraz tuhaf geliyor bana efendim diye çevirmemeleri daha da tuhaf...

Bir de kadın kahramanımız bu rolüyle 64.Altın Küre de Drama Dizi dalında En İyi Kadın Oyuncu seçilmiş.Yakından tanıyacağınız bir artistlede,Kevin Bacon ile evli..

26 Nisan 2007 Perşembe

KADINLIK BİZDE KALSIN

Dün akşam arkadaşımında rol aldığı bir tiyatroya gittik.Oyun Yılmaz Erdoğan tarafından yazılmış.
Konusu Adem ile Havva'nın yasak elmayı yemelerinden bu yana başlayıp günümüze kadar gelen kadın erkek çatışması.
Bu süreç kısa kısa hikayelerle anlatılmış.Arkadaşım Sabire aslındaTekirdağ da Özel Yaşam Hastanesinde çalışıyor.Zaten oyuncularda bu kadrodan oluşturulmuş.Hepsi hastane çalışanı,hatta hastanenenin sahibi bile rol almış.Çok hoş bir sosyal etkinlikti.
Arkadaşımz diye demiyorum bu kadar yoğunlukta çok iyi oynamış.Hepsini tek tek tebrik ediyorum.
Bu arada artık Sabire-Harun çiftide motorcu oldu.Hafta sonları bol bol gezeriz artık

24 Nisan 2007 Salı

23 NİSAN GEZİSİ...

Hafta sonu evdeki tadilata yardım ettikten sonra hiç planlamadığımız halde kendimizi Tekirdağ köylerini gezerken bulduk.
Mevsimlerden de bahar olunca ortaya seyrine doyamadığımız manzaralar çıktı tabii.
İlk gittiğimiz köy Yağcı köyüydü.Köye giriş çok güzeldi




(Yağcı Köyü Girişi ve Biz :) )

Yağcıdan sonra ona çok yakın Banarlı kasabasını gezdik.Ve ardından Bıyıkali köyüne gittik.Bu köydeki ekili alanlarda yeşilin her tonu vardı.






Bıyıkali köyünün birde göleti varmış.Gelmişken onuda görelim dedik.Bu kadar zamandır Tekirdağ da olmamıza rağmen hiç birimiz gitmemiştik.Keşke gitseymişiz.Yanı başımızda piknik yapmak için bu kadar ideal bir yer varmışta haberimiz yokmuş




Gezimizin 1.kısmı gölette bitti.Hazırlıksız olduğumuz için karnımız acıktı.Eve dönüp hazırlığımızı yaptık ve gezimizin 2.kısmına başladık.Bu sefer Naip ve Mermer köylerini gezdikten sonra Uçmakdere yoluna doğru gittik.





Çok güzel bir manzara eşliğinde çok keyifli bir gezi oldu.Dönüş yolunu Kumbağ üzerinden seçmekle hata ettik çünkü yol çok bozuktu.Hatta motorumuzun tekerine çivi battı.Günün sonunda çok eğlenmiş ama bir o kadar da yorulmuştuk...






İşte 23 Nisan tatilini fırsat bilip bir bahar gezisi daha yaptık.Fotoğraflar her zamanki gibi Duyuşenden...

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Related Posts with Thumbnails