Bayram sonrası ben bir sürü filmle Ayşe Eskişehir gezisiyle karşılıyoruz herkesi.
Havanın soğuk olması nedeniyle bayramda evde oturduk.Bol bol film izledik.Ama tesadüf izlediğimiz filmler hep bir katil potresi üzerine idi.Birbirinden farklı cinayet filmleri izledik.
Her gün 1 tanesini paylaşacağım sizinle.
İlk film KOKU;Bir Katilin Hikayesi
Patrick Süskind adlı yazarın çok uzun süre en çok satanlar listesinde kalmış romanından uyarlama bir film.Kitabı okuyanlar filmi beğenmemişler.Çünkü kitaptaki etki çok daha büyükmüş.Jean-Baptiste yetimhanede büyümüş bir çocuktur.Diğer çocuklardan farkı koku alma duyusunun çok güçlü olmasıdır.Her kokuyu duymak istediği için de çok açgözlüdür.
Yeni yerlerde yeni kokularla karşılaşmak en büyük zevkidir.Kendi kokusu olmadığını fark ettiği güne kadar herşey normaldir.O günden sonra kendine bir koku bulmak için daha doğrusu insan kokusu bulmak için her şeyi deneyecektir.
Olaylar 1766 yılında Fransa'da geçiyor.Mekanlar kıyafetler çok orjinal ve güzeldi.Bir Avrupa filmi olduğu için biraz sıkılma ihtimali vardı ama film başından sonuna çok ilgi çekiciydi.
Bu arada çiçeklerin yağının çıkartılması ile ilgili de birçok sahne var filmde.Çok ilginç bir senaryo ve konu tanımadığımız ama başarılı bir oyunculukla Parfüm filmi güzel bir gerilim-dram filmi.Değişik kokular duymak isteyen herkese tavsiye ederim.