28 Mayıs 2011 Cumartesi
1 Kasım 2010 Pazartesi
4 Ekim 2010 Pazartesi
ALİTUĞRA GELDİ...
Evet doğru sonunda beklenen bebek oğlum ALİTUĞRA geldi.
25 Eylül gecesi saat 01:00 gibi suyumun gelmesiyle başlayan doğum sabah 09:30 da gerçekleşti.Kötü bir doğum hikayesi olduğu için anlatıp anne adaylarının canını sıkmak istemiyorum.
Ama şu kadarını yazabilirim doktorumun 2.700-3.300 arasında doğacak dediği oğlum MAŞALLLAH deyin :)) 4.300 doğdu.Bebek doğum sırasında hiç aşağı inmediği gibi kuruya kaldım.(Anneler bu yazdıklarımın ne demek olduğunu iyi bilir)Bütün bunlara rağmen o gün nöbetçi olan doktorum beni sezeryana alma gereği duymadı.
Çok zorlu bir mücadeleden sonra oğlum mosmor bir şekilde eli ayağı morluk içinde doğdu.Ben kendimi söylemiyorum bile.
Şimdi çok şükür ikimizde iyiyiz.Bana kan verildi ve uzun süre istirahat önerildi.
Oğlum sol kürek kemiği kırık,morlukları ile çok şükür iyi durumda.
Daha kötüsü de olabilirdi deyip şükrediyoruz.
Doktorum için söylenecek birşey yok.9 ay özel muaynanesinede gittim.Ama anlıyorum ki boşuna.Figen Ebe nin kulakları çınlasın o olmasa ikimizden birine birşey olabilirdi.Allah ondan razı olsun.
Doğum doktorlarının doğuma girmeme zihniyetini anlayamıyorum.Para her kapıyı açıyor ama bazen o bile yetmiyor galiba.
Neyse ben ve çocuklarım iyiyiz çok şükür gerisi yalan.Sevincimizi anca yaşamaya başladık.Bu ara yine çocuklarımla ilgileniyor olacağım.Görüşmek üzüre.
19 Eylül 2010 Pazar
SON 2 HAFTA

38.haftaya girdim artık.Kendimi o kadar ağır hissediyorum ki canım hiç birşey yapmak istemiyor.Defne de daha fazla kilo almama rağmen daha çeviktim.Cinsiyet farklı olunca mı iş değişiyor bilemiyorum artık.
Bu aralar buralarda olmazsam şaşırmayın.Ziyaret edemiyorum yorum yazamıyorum diye lütfen gönül koymayın.
ALİTUĞRA'yı sağlıklı bir şekilde dünyaya getirdikten sonra inşallah görüşürüz.
HOŞÇAKALIN...
12 Eylül 2010 Pazar
BAYRAM GELMİŞ NEYİME...
(Kızım ve kocamaaan annesi)
Biraz karamsar bir başlık biliyorum ama bu bayram hiç bayram gibi geçmedi.
Sebep çok ama umutta çok...
İlk sebep
-35. hafta kontrolümde oğlumun sol böbreğinde UP darlığı denilen Böbrek çıkış Darlığı teşhisi koyuldu.Kendiliğinden geçebileceği gibi müdahelede gerekebilirmiş.
Çaresi var çok şükür dedim...Geçtim...:((
-70 yaşında delikanlı dedem incir ağacından düştü kalçasını kırdı.Hastanede yatıyor.Çok şükür başka bişey olabilirdi dedik...Geçtik:((
-Sonra melek kız Nehir'in haberine ağladım gecelerce...Cennete gitti melek dedim...Geçemedim:((
-Babaannemin kalbine pil takılacak ameliyat olmayı bekliyor...Geçecek inşallah diyoruz:((
Hayat zor herkesin başında bir dert bir sıkıntı ama Allah başka dertler vermesin.
Hepsi geçecek yeni bayramlar gelecek.
Şimdilik ben 37.haftada bol bol dinleniyorum.Kendimi oğlumun doğumuna hazırlıyorum.Defne kızımla oynuyorum.
Bu aralar sık sık görüşemiyeceğiz.Hoşçakalın.
Bayramınız mübarek olsun.
17 Ağustos 2010 Salı
BAŞLANGIÇ-FİLMLER İÇİNDE BİR MİLAD

Son 1 ayıma girdiğim şu günlerde sıcaklarla aram hiç hoş değil.Ellerim ayaklarım şişiyor.Hatta o kadar şişiyor ki uyuşuyorlar.Hamileliğin cilveleri diyip geçmeye çalışıyorum.Ama çok zor bir ay olacak anlaşılan.
Bu arada bir kaçamak yapıp eşimle gittiğimiz BAŞLANGIÇ filminden bahsetmeden doğurmak istemedim.:))
Şunu söylemeliyim ki film için yazılacak o kadar iyi şey var ki.Uzun zamandır nasıl bir yazı olması gerektiğini düşünüp duruyorum.
Aslında kısa ve öz şöyle denilebilir;Bir Matrix gibi yada Yüzüklerin Efendisi gibi sinema sektöründe bir dönüm noktası.
Benim gibi bir izleyici için tam bir şölen.Aşk,fantastik öğeler,görsellik,sürükleyici sahneler yok yok yani filmde.
Ama Leonardo Di Caprio gerçeği bir numara.Bu adam ne yaptığını çok iyi biliyor ve kesinlikle bu iş için doğmuş.
Sonuç ben olsam bu filmi sinemada kaçırmadan izler izler sonra tekrar izlerdim...:)
14 Ağustos 2010 Cumartesi
2 YAŞINDA BİR MELEK...
Annesi 32 haftalık hamile olduğu için bu sene kutlamaları es geçtik ama seneye inşallah kızıma layık bir kutlama olacak.Tabii kardeşi ile birlikte.
Sarı kuzum iyiki doğmuş, doğmuş ki...
-Sabah kuşu gibi bizi sabah 7 de her gün uyandırmış...
-Tüm kızgınlığımla ona bakarken "anne küştün mü küşme küşme" diyerek beni kahkaha krizine sokmuş...
-Anne paşta yap demiş ve yaptıklarımı afiyetle yemiş...
-Hayatın tüm olumsuzluklarını, tüm olumsuz insanları görmezden gelmemin tek sebebi olmuş...
-Annemin hakkını neden asla ödeyemeyeceğimi bana öğretmiş...
-Son kalan lokmayı ağzıma atmadan önce bu da ona kalsın diye düşündürtmüş...
-Hayatımıza amaç olmuş...
-Evimize neşe ses müzik olmuş...
-Her an Allaha şükür ve dua sebebi olmuş...
-Anne baba olmaktan daha önemli bir mevki olmadığını öğretmiş...
Annesinin kuzusu iyiki doğdun...Seni çookkkk seven annen....
Sarı kuzum iyiki doğmuş, doğmuş ki...
-Sabah kuşu gibi bizi sabah 7 de her gün uyandırmış...
-Tüm kızgınlığımla ona bakarken "anne küştün mü küşme küşme" diyerek beni kahkaha krizine sokmuş...
-Anne paşta yap demiş ve yaptıklarımı afiyetle yemiş...
-Hayatın tüm olumsuzluklarını, tüm olumsuz insanları görmezden gelmemin tek sebebi olmuş...
-Annemin hakkını neden asla ödeyemeyeceğimi bana öğretmiş...
-Son kalan lokmayı ağzıma atmadan önce bu da ona kalsın diye düşündürtmüş...
-Hayatımıza amaç olmuş...
-Evimize neşe ses müzik olmuş...
-Her an Allaha şükür ve dua sebebi olmuş...
-Anne baba olmaktan daha önemli bir mevki olmadığını öğretmiş...
Annesinin kuzusu iyiki doğdun...Seni çookkkk seven annen....
3 Ağustos 2010 Salı
ALLAH EVLATLARIMIZI BİZLERE BAĞIŞLASIN...

Milliyet haber...
Gencecik bir can.Uçup gitti...
Hakkında yazılanlar çizilenler...Kimisi doğru kimisi yanlış...
Sonuç değişmez.Allah ailesine, özellikle annesine sabır versin.
21 Temmuz 2010 Çarşamba
CEMİLE VE HARİKA ÇOCUK NASIL YETİŞTİRİLİR?
İlk defa internetten bir alışveriş yaptım.Çok ilginç gelebilir ama öyle.Siparişlerim elime çok çabuk ulaştı.(COGİTOY'dan istemiştim.)
İkisi kızım için biri benim için.:))
Cemile Serisini duymayan yoktur artık.O seriden Defne'nin durumuna uygun 2 tane aldım.
1.cisi

2.cisi

Evdeki kitaplar kızımın çevirebileceği kadar küçük değildi.O yüzden bu kitapların boyutu tam ona göre.Görünce çok beğendi.Resimlerine baktı.
Cemile'nin kucağında kardeşini görünce ilk tepkisi
-aaa anne kayu...:)(meşhur çizgi film)
Sonrada
-Anne Eymen gibi..dedi.(Kızkardeşim Ayşe'nin oğlu)
İlk defa bir hikayeyi hiç kesmeden sıkılmadan sonuna kadar dinledi.Resimleri sordu.
O beğendi.Uzun süre elinden bırakmadı ki bu çok iyi bir gelişme.
Ben çizimleri çok sevimli bulmama rağmen Cemile'nin hikayesinde biraz tuhaflıklar olduğunu düşünüyorum.Mesela verdiği tepkiler fazlaca olgun geldi bana.Kardeşi olacağını öğreninde,olduktan sonra...
Yani hikayeden çok hoşlanmadım ama Defne sevdiği ve ilgilendiği için çok memnunum iyi kide almışım diyorum.Kitaplarla ilgilenmesini çok istiyorum çünkü.Güzel bir gelişme olduğu için çok mutlu oldum akşam.

Kendimede yine duymayanın kalmadığı "HARİKA ÇOCUK NASIL YETİŞTİRİLİR" kitabını aldım.Bana reçete şeklinde hazır bir yapılacaklar listesi sunmasını ve birebir uygulamayı beklemiyorum ama bakış açısı sağlamasını umut ediyorum.Evde iki çocuk olması hakimiyetin bende olmasını gerektiriyor.
Eskiler çocuklarını kitaplamı büyüttü diyenlere inat devir değişti diyorum bende.Ne çocuklar eski çocuklar gibi ne de anne babalar.
Dolayısıyla geri kalmamak yeni yöntemleri eskilerle harmanlamak lazım bence.
Okuduktan sonra fikrimi paylaşırım sizlerle.Okuyanlar da fikrini yazsın lütfen.
İkisi kızım için biri benim için.:))
Cemile Serisini duymayan yoktur artık.O seriden Defne'nin durumuna uygun 2 tane aldım.
1.cisi

2.cisi

Evdeki kitaplar kızımın çevirebileceği kadar küçük değildi.O yüzden bu kitapların boyutu tam ona göre.Görünce çok beğendi.Resimlerine baktı.
Cemile'nin kucağında kardeşini görünce ilk tepkisi
-aaa anne kayu...:)(meşhur çizgi film)
Sonrada
-Anne Eymen gibi..dedi.(Kızkardeşim Ayşe'nin oğlu)
İlk defa bir hikayeyi hiç kesmeden sıkılmadan sonuna kadar dinledi.Resimleri sordu.
O beğendi.Uzun süre elinden bırakmadı ki bu çok iyi bir gelişme.
Ben çizimleri çok sevimli bulmama rağmen Cemile'nin hikayesinde biraz tuhaflıklar olduğunu düşünüyorum.Mesela verdiği tepkiler fazlaca olgun geldi bana.Kardeşi olacağını öğreninde,olduktan sonra...
Yani hikayeden çok hoşlanmadım ama Defne sevdiği ve ilgilendiği için çok memnunum iyi kide almışım diyorum.Kitaplarla ilgilenmesini çok istiyorum çünkü.Güzel bir gelişme olduğu için çok mutlu oldum akşam.
Kendimede yine duymayanın kalmadığı "HARİKA ÇOCUK NASIL YETİŞTİRİLİR" kitabını aldım.Bana reçete şeklinde hazır bir yapılacaklar listesi sunmasını ve birebir uygulamayı beklemiyorum ama bakış açısı sağlamasını umut ediyorum.Evde iki çocuk olması hakimiyetin bende olmasını gerektiriyor.
Eskiler çocuklarını kitaplamı büyüttü diyenlere inat devir değişti diyorum bende.Ne çocuklar eski çocuklar gibi ne de anne babalar.
Dolayısıyla geri kalmamak yeni yöntemleri eskilerle harmanlamak lazım bence.
Okuduktan sonra fikrimi paylaşırım sizlerle.Okuyanlar da fikrini yazsın lütfen.
13 Temmuz 2010 Salı
İKİ FİLM
Sıcak yaz günlerinde uzayan gecelerde film izlemek iyi olabilir diye düşünerek izlediğim iki filmi paylaşmak istedim.

İlki ADALET PEŞİNDE;Adına bakıp çok klasik bir amerikan filmi diye düşünebilirsiniz.Ama değil.Başrollerinde (yıldızlı pekiyi) oyuncu Gerard Butler ve Jamie Foxx var.
Normal bir hayat süren bir adam,karısı ve kızı.Evlerinde saldırıya uğruyorlar.Kızı ve karısı öldürülüyor.Savcılık makamı katillerle anlaşıyor.Suçlulardan biri tam 10 yıl sonra idam ediliyor ama diğeri 3 yılda serbest kalıyor.
Sonrasında klasik bir intikam öyküsü bekliyorsunuz ama hikaye çok farklı gelişiyor.Bundan sonrası için sadece bana güvenmeniz gerekiyor.
Birde ilk sahne biraz sinir bozucu.Uyarmam gerekiyor.Belki hamile hormonlarından kaynaklanıyordur ama psikolojik olarak biraz zorlandım.
Sonrasında gerçekten iyi bir film bekliyor sizi.Benden söylemesi...

Diğer film ELİ'NİN KİTABI
Başrollerinde Denzel Washıngton var.Kıyamet senaryolu bir film diyebilirim.Ama kıyametin nasıl koptuğunu değil kıyamet kadar büyük bir savaştan sonra neler olduğunu anlatıyor.
Su yok,yiyecek yok,kitap yok,hiçbirşey yok aslında.O kadar çok yokluk var ki insan eti yiyenler bile var.
Bu kaos ortamında bir kitabı hayatı pahasına batıya götürmeye çalışan bir adam var.Dünyada 1 tane kalan kitabın sözleri o kadar kuvvetli ki bu durum kitabı çok güçlü kılıyor.
Film gri gibi yani çekimler öyle.Sürükleyicide.Ama biraz Hristiyanlık propagandası kokuyor.Yinede izlenilebilir.Kıyamet filmlerine değişik bir yaklaşım olmuş.
Görüşmek üzere...

İlki ADALET PEŞİNDE;Adına bakıp çok klasik bir amerikan filmi diye düşünebilirsiniz.Ama değil.Başrollerinde (yıldızlı pekiyi) oyuncu Gerard Butler ve Jamie Foxx var.
Normal bir hayat süren bir adam,karısı ve kızı.Evlerinde saldırıya uğruyorlar.Kızı ve karısı öldürülüyor.Savcılık makamı katillerle anlaşıyor.Suçlulardan biri tam 10 yıl sonra idam ediliyor ama diğeri 3 yılda serbest kalıyor.
Sonrasında klasik bir intikam öyküsü bekliyorsunuz ama hikaye çok farklı gelişiyor.Bundan sonrası için sadece bana güvenmeniz gerekiyor.
Birde ilk sahne biraz sinir bozucu.Uyarmam gerekiyor.Belki hamile hormonlarından kaynaklanıyordur ama psikolojik olarak biraz zorlandım.
Sonrasında gerçekten iyi bir film bekliyor sizi.Benden söylemesi...

Diğer film ELİ'NİN KİTABI
Başrollerinde Denzel Washıngton var.Kıyamet senaryolu bir film diyebilirim.Ama kıyametin nasıl koptuğunu değil kıyamet kadar büyük bir savaştan sonra neler olduğunu anlatıyor.
Su yok,yiyecek yok,kitap yok,hiçbirşey yok aslında.O kadar çok yokluk var ki insan eti yiyenler bile var.
Bu kaos ortamında bir kitabı hayatı pahasına batıya götürmeye çalışan bir adam var.Dünyada 1 tane kalan kitabın sözleri o kadar kuvvetli ki bu durum kitabı çok güçlü kılıyor.
Film gri gibi yani çekimler öyle.Sürükleyicide.Ama biraz Hristiyanlık propagandası kokuyor.Yinede izlenilebilir.Kıyamet filmlerine değişik bir yaklaşım olmuş.
Görüşmek üzere...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)