17 Şubat 2007 Cumartesi

İLLÜZYONİST



Bu filme Sihirbaz demek yetmez. Bence filmde bir illüzyonla beraber bir şov söz konusu.Hem de tadı damağınızda kalan bir şov.Tıpkı film gibi...

Başrollerin de tartışmasız oyunculuğuna hayran olduğum Edward Norton(Eisenheim) ve o yılların havasının çok yakıştığı Jessica Biel(Sophia) var.


Konusu; küçük bir çocukken sihirbaz bir adam gizemli bir şekilde Eisenheim'e bir yetenek verir.Marangoz bir babanın oğlu olan Eisenheim tesadüfen karşılaştığı aristokrat kızı Sophia'ya ile arkadaşlık etmeye başlar.Ancak çok geçmeden bu arkadaşlık zorla bitirilir ve bunun üzerine Eisenheim şehri terkeder.Yıllar sonra geri geldiğinde artık bir illüzyonisttir ve arkasında bıraktığı aşk imparatorluğu etkileyecek bir boyuttadır.Çünkü Sophia Avusturya-Macaristan Veliaht Prensi Leopold ile nişanlanmak üzeredir.

Filmde bir çok tat bir arada.Hem aşk hem şov hemde politika...

Filmi alkışlıyor izlemenizi tavsiye ediyorum

15 Şubat 2007 Perşembe

KAYINVALİDEMİN TARATORLU BÖRÜLCESİ



MALZEMELER

1 Adet Börülce Konservesi
3 Tane Domates (rendelenmiş)
1 Adet Limon (sıkılmış)
2 Diş Sarımsak
Biraz Sıvı yağ
Bir Avuç Kadar Un


Hafta sonu eşimin annesi bize geldi.Öğlen yemeği için hazırladığımız bir ege yemeğini sizinle paylaşmak istiyorum.Kayınvalidem Muğla doğumlu ama İzmir'de büyümüş.Ege yemeklerinin her çeşidini çok güzel yapar.Enginar ve börülce ile onun sayesinde tanıştım.

Bu tarifte konserve kullandık çünkü bu mevsimde tazesi yok.Yazın alıp derin dondurucuya at dedi kayınvalidem.Tecrübe tabii.Yinede bu güzel yemekten mahrum kalamamak için konserve aldık.

Ege yemeği diyince korkmayın çok basit ve çok çabuk hazırlanan bir yemek.

YAPILIŞI

Genişçe ve biraz derin bir tavaya bir miktar yağ koyuyor ve unu pembeleşinceye kadar kavuruyoruz.

Kavurduğumuz una rendelediğimiz domatesleri, sarımsağı ve sıktığımız limonu ilave ediyoruz.

Biraz karıştırdıktan sonra konservenin içindeki suyu tavaya unlu karışımın

Üstüne döküyoruz.(sos biraz daha sulu olsun isterseniz bizin gibi biraz daha su ilave edin.)

1–2 dakika kaynadıktan sonra ‘’tarator sosu’’hazır olmuş oluyor.

Geniş bir tabağa börülceleri koyuyoruz.

Üzerine de hazırladığımız tarator sosunu döküp afiyetle yiyoruz.

Börülcenin birçok faydası olduğunu da http://www.tekirdagunluk.com/ sitesinde sağlık köşesinde görebilirsiniz.

14 Şubat 2007 Çarşamba

14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ


“Milattan sonra ilk yüzyıllardan beri her yıl şubat ayının 14.günü kutlanan Sevgililer Günü'nün başlangıcı ile ilgili o günden günümüze kadar gelmiş çeşitli efsane ve hikâyeler var. Bazı kaynaklara göre bu özel günün kutlanma sebebi Hıristiyanlığı seçtiği ve bu inancından vazgeçmediği için öldürülen Romalı Aziz Valentine. 14 Şubat 270 yılında ölen Valentine'nin ölüm günü o günden sonra Sevgililer Günü olarak kutlanmaya başlanmış. Efsanenin başka bir yönü ise Aziz Valentine'nin İmparator Claudius hükümdarlığı ile aynı dönemde bir tapınakta papaz olarak hizmet vermesi ile ilgili. Claudius Valentine'i emirlerine uymadığı ve kendisine başkaldırdığı için tutuklatıp öldürdü. Bu olaydan 226 yıl sonra 496'da Papa Gelasius Aziz Valentine'i onurlandırmak için Şubat 14'ü Aziz Valentine Günü olarak belirlemiştir. ‘’

14.02.2007 de sevgilisi olanlar için hava hoşta ya sevgilisi olmayanlar? Ya da bir ilişkiyi daha yeni bitirmiş sudan cıkmış balık gibi dolaşanlar. ??? Size birkaç önerim olacak, bugün neden benim bir sevgilim yok diye kendinizi üzmek yerine, · kendinize savunma mekanizmaları geliştirin . Nasıl mı?

1.Sevgililer günü? Her şeyin bir günü olduğu gibi sevgililere de bir gün yapalım demişler. Önemli bir şey değil.

2. Sevgililer günü diye bir şey yok hatta Türk kültürün de böyle bir gün yok!

3. Sevgililer günü mağazaların geçmiş zamanlarda satışlarının düşmesi nedeni ile para kazanabilmek için uydurdukları bir gün

4. Aman iyi böyle şimdi işin yoksa hediye al hele mağazalar böyle tıklım tıklımken.

Ve size son mazeret?

5. Görmedim, Duymadım, Bilmiyorum…


*** GÖK KUŞAĞINA İNAT MAVİYE BOYADIM TÜM RENKLERİ VE SENİ. MAVİ UMUTTUR UMUT MAVİDİR YÜREĞİNİZİ MAVİ TUTUN…

12 Şubat 2007 Pazartesi

DOMİNO



DOMİNO

Bu film benim için 3 açıdan çok çekici.


1-Filmin konusu gerçek'' yani kısmen''...
Aktör Lawrence Harvey ile model Sophie Wynn'ın kızı olan Domino Harvey in gerçek öyküsünden uyarlanmış bir film.

2-Bu film bir Tony Scott filmi.Tony Scott deyince benim için sular duruyor.
Deja Vu
Gazap Ateşi
Spy Game
Devlet Düşmanı
Bu filmlerden sonra fazla söze gerek yok.

3-Ve üçüncüsü Keira Kninghtley...
Çıldırış
Aşk Ve Gurur
KarayipKorsanları
Kral Artur
Bu filmlerin hepsinde birbirinden iyi işler başarmış genç oyuncu.Geleceği çok parlak bence.Bu filmde çizdiği karakterde çok inandırıcıydı.
Ayrıca Micket Rouke ve Edgar Ramirez performansı göz dolduruyor.

NOT:Filmde geçmişten hoş bir anı olarak hatırlayacağınız Evimiz Hollywood da dizisinde ki Steve ve David'i görme şansınız olacak.


KONUSU:Zengin ve çok ünlü bir ailenin kızı olan Domino'ya bu hayat hiçbir zaman yeterli gelmez ve mutlu olamaz.Bu doyumsuzluk bir gün ''kafa tası avcısı''olan bir guruba katılması ile son bulur.Ancak işler istediği gibi ilerlemez ve gittikçe karışır.
Filmi izlerken aksiyondan yorulacaksınız.Size tavsiyem dinlenmiş olarak izleyin.Ve iki film izleyecekseniz ilk tercihiniz olsun

10 Şubat 2007 Cumartesi

KISIK ATEŞTE 15 DAKİKA


Bu filmi konu olarak anlatmak çok zor.Çünkü içinde birkaç filme yetecek kadar çok konu var.Ve işin ilginç tarafı bu olayların hepsi 15 dakikada oluyor.
Oyuncu olarak filmde yok yok.Haluk Bilginer ,Metin Akpınar,Özkan Uğur,Ata Demirer,Janset,Eyşan Özhim,Hepsi Gurubu...
Olay daha doğrusu olaylar ''Le Chic''adlı restoran da geçiyor.Restoran sahibi ünlü bir oyuncu olan Kader Sayar'dır.Kader Sayar'ın o gece yönetmen Fazıl Bir ile bir görüşmesi vardır.Fazıl Bir Kader Sayar'ı yeni filminde oynatmak için ikna etmeye çalışır.Ancak seçtiği yol biraz zorakidir.Çünkü kendine bir bomba düzeneği bağlamıştır.Kader Sayar imza atmazsa bombayı patlatacaktır.
İşte bu ana olay çerçevesinde gerçeleşen olaylar saat 21.00 de başlayıp 21.15 te patlak verecektir.Gerçekten ritmi çok güzel,komik ve trajedik bir olaylar serisi sizi bekliyor.Türk sineması adına mutlaka izlenmesini tavsiye ediyorum.Mısırınızı patlatın ve filme konsantre olun.

8 Şubat 2007 Perşembe

SON OSMANLI



Oyuncular: Kenan İmirzalıoğlu, Cansu Dere Emin Boztepe, Engin Şenkan
KONU:
Film 1918 yılında İstanbul’un düşman işgali altında olduğu yılda geçiyor. Donanmadan yeni terhis olmuş bir Külhanbeyi olan Tahtacı zadelerin Yandım Ali’si yıllarca cephelerde savaşmış ülkesinden ümidini kesmiştir. Artık tek isteği eski sevgilisi Defne’yi alıp Viyana’ya kaçmaktır.
Ama Ali’nin yolu bir gün Mustafa Kemal ile kesişir ve bundan sonra Ali kendini kurtuluş mücadelesi içinde bulur

Son hafta vizyona giren birkaç Türk filmi arasında sinema tadında tek film olan Son Osmanlı Yandım Ali’yi mutlaka izlemenizi tavsiye ediyorum. Konu itibariyle çok etkileyici buldum ve bazı sahnelerde gerçekten çok duygulandım. Kurtuluş savaşı mücadelesi atmosferi çok başarılı işlenmiş. Ayrıca Atatürk’ün olduğu sahnelerde hem oyunculuk hem makyaj adına alkışlanacak çok şey var.

Kenan İmirzalığolu bu güne kadar oynadığı rollerden uygulama olarak farklı olmasa da teknik olarak çok farklı ve başarılı bir oyunculuk sergilemiş. Meşhur bir deyim olan ‘’Osmanlı tokadı’’ ne demek merak ediyorsanız bu filmi izleyin. Filmin müzikleri konuyla öyle bir bütünleşiyor ki kendinizi filmin içinde buluyorsunuz.

Bir de gerçek sahnelerden Suat Yalaz’ın çizgi romanına geçişler var ki filmin en can alıcı ve çekici yönü bence. Bir çizgi roman severseniz hele…

Kısacası bu film tarihten çok derin izler taşıyor ve izlenmeyi fazlasıyla hak ediyor…

27 Ocak 2007 Cumartesi

DÖRT KARDEŞ



Hafta sonu eşimle izlediğimiz bu filmin adı DÖRT KARDEŞ
Aslında öz kardeş değiller.Onlara kendini kimsesiz çocuklara kalıcı yuva bulmaya adamış bir kadın evlat edinmiştir.Ancak bu kadın bir gün alışveriş sırasında soyguncular tarafından vurulur.Annelerinin cenazesine gelen kardeşler bu ölümün sıradan bir ölüm olmadığını anlar ve bu işin üstüne gitmeye karar verir.
Sıradan bir intikam filmi bekliyorsanız yanılıyorsunuz.Sürükleyici duygusal ve şaşırtıcı bir film sizi bekliyor.



Ayrıca filmin başrol oyuncularından Mark Waklberg den bahsetmek istiyorum.
Bu filmdeki karakterine çok paralel bir hayat sürmüş Mark Waklberg.
Bir kaç küçük suçtan ve uyuşturucu bulundurmaktan hüküm giymiş.
Annesi ve babası Mark 11 yaşındayken boşanmış küçük bir dairede 8 kardeşi ile beraber annesi ile büyümüş.
Ünlü olduktan sonra Beverly Hills te bir köşk almış ve annesini oraya yerleştirmiş.
İtalyan İşi filminde ki performansı bence en iyi performansı.
KÖSTEBEK en son çektiği film.


KORKU FİLMİ SEÇENEKLERİ



AMERİKAN BÜYÜSÜ
Filmin başrollerinde usta iki oyuncu Donald Sutherland, Sissy Spacek ve genç oyuncu Rachel Hurd Wood var.
Öncelikle bu filmi izlerken bir hayli gerildiğimi söylemek istiyorum.Gerek filmin geçtiği mekanlar gerekse filmde ki sahneler insanın tüylerini diken diken ediyor.
Konu olarak 1818 yılında yaşanan bir mülk tartışmasını ve bu tartışmanın Bell ailesinin üstüne getirdiği lanetle ilgili.Ailenin küçük kızı Betsy üzerinde yoğunlaşan bu lanet karşısında ailenin diğer bireyleri eli kolu bağlı izlemek zorundadır.
Ama filmin sonu gerçekten çok şaşırtıcı Betsy'nin başına gelenler gerçekten bir lanet midir?Yoksa hiç beklemediğimiz birşeymi???
"The Bell Witch of Tennessee" adlı gerçek bir öyküden uyarlandığını da söylemeden geçemiyeceğim.




2.bir seçenek ise DEHŞET GECESİ
Bu filmde Kathy ve Geoerge Lutz ailesinin gerçek öyküsünden uyarlanmış bir film.


1974 yılında polis telsizinden bir anons duyulur.polis anons edilen yere gittiğinde bir aileyi katledilmiş olarak bulur.Bunu yapan Ronald DeFeo bunu ona evden gelen seslerin yaptırdığını itiraf eder.
Yıllar sonra Kathy ve George ,Kathy'nin önceki evliliğinden olma 3 çocuğu ile birlikte bu eve taşınır.Hiçbirşeyden haberi olmayan aile hayallerinde ki eve kavuşmanın mutluluğunu yaşamaktadır.Ancak günler geçtikçe ailede değişiklikler başlar.Evde var olan sesler ve kötülük tüm aileyi esir alır.
Tekrar ediyorum bu olay ABD polis kayıtlarına geçmiş tek olağanüstü olaymış.

13 Ocak 2007 Cumartesi

ADAM OLACAK ÇOCUK

Biz bir Trakya ilinde sadece Trabzonlıların oturduğu küçük bir mahallede işçi bir babanın ve işçi bir annenin çocukları olarak büyüdük.Bir ağbi ve iki kız kardeş.Trakya da karadeniz geleneklerini içinde büyümek bizim için zordu.Ama zamanla buna alıştık ve ayak uydurduk.Okula giderken belediye otobüsünde gayet temiz bir türkçe ile konuşup ,okuldan dönerken yine aynı belediye otobüsüne en koyu karadeniz şivemizle eşlik ettik.Bu ikilemde yavaş yavaş bizde biraz Trakyalı olduk özümüzden kopmadan.

Adam olacak çocuk daha çocukken belli olur derler.Ben buna yaşayarak şahit oldum.Biz ağbimle ortaokula çarşıda yani şehir merkezinde giderken kız kardeşim mahalle ilkokuluna devam ediyordu.Bize verilen harçlık haftalıktı.Ama biz çarşıda okuduğuz için harçlığımızı harcama hızımız mahallede sadece simit satılan ilkokulda okuyan kızkardeşimize göre çok daha hızlıydı.Dolayısıyla hafta içi nakit desteğine ihtiyaç duyuyorduk.Bu durumu keşfeden kız kardeşim bir formül geliştirdi.Bize nakit desteği sağlayacaktı ama bunun için bize çizgili defter sayfalarına hazırladığı senetleri imzalattıktan sonra...

Bir sonraki haftalığımızdan ödemek üzere.Ödemezsek aldığımız paraya faiz uyguluyordu.Faiz genellikle bir topitop yada bonibon oluyordu.

Bütün bunları 9 yaşında yapmış olması bana bu sözü hatırlattı.Kardeşim şu an Muhasebe mezunu ve halen işletme okuyor bir yandan çalışarak.

dedim ya..
ADAM OLACAK ÇOCUK...

25 Aralık 2006 Pazartesi

ŞAŞIRTAN FİLMLER

Birazda gerilim ve aksiyon dozu yüksek macera tadında senaryosu filmin ilerleyen dakikalarında ''aaaa çok şaşırdım'' dedirten bir kaç filmden bahsetmek istiyorum.

1. RAYDAN ÇIKANLAR

Raydan Çıkanlar'da başrollerde Jennifer Aniston ve Clive Owen var.
Filmin konusu Charles Schine adında evli ve bir kızı olan düzenli bir iş hayatı yaşayan bir adamdır. Her sabah işe gitmek için bindiği 8:43 trenini kaçırır ve trende Lucinda Harris ile tanışır.Lucinda da evli ve bir kız çocuğu sahibi çalışan bi kadındır.Tanışmanın arkasından gelen bir yemek ve arkasından Charles ve Lucinda kendilerini bir otel odasında bulurlar.Ama otel odasında bir saldırıya uğrarlar ve bundan sonrası işin içinden çıkılmaz bir hal alır.Sonunda ne mi olur???İzleyin ve şaşırarak görün.





İkinci film KAÇIŞ.Başrollerinde Hızlı ve Öfkeli'nin yıldızı Paul Walker ve çocuk yıldız Cameron Bright.
Çocuk yıldızı Ultraviolet ve Tanrıdan Gelen filmlerinden anımsayabilirsiniz.Konu olarak çok hızlı gelişen ve biraz karmaşık bir yapısı var.Ama zaman ilerledikçe olaylar netleşiyor ve çok heyecanlı oluyor.Joey Gazelle bir çetenin maşası olarak çalışmaktadır.Sorumluluğunda olan bir silah oğlunun arkadaşı Oleg tarafından alınır ve Oleg annesi ile yaşayan adamı vurur.Şimdi o silahın ve Oleg'in peşinde bir kirli polis iki mafya ailesi ve tabiki o silahı bulmazsa herşeyini kaybedecek olan Joey vardır.Çok sürükleyici bir kovalamaca sizi bekliyor hemde süprizlerle dolu...



Karşınızda önemli oyuncu kadrosu ve ilginç senaryosuyla İÇERİDEKİ ADAM..
Başrollerde Denzel Washıngton,Clıve Owen , Jodie Foster ve Willem Dafoe..
Konusuna gelince herşey çok bilindik bir banka soygunu gibidir.Boyacı kılığında 4 kişi bankaya girer ve bankadaki herkesi rehin alır.Polis harekete geçer ve pazarlıklar başlar.Ancak görevli dedektifler Fazier( Denzel Washıngton) ile Darius'un (Willem Dafeo) kafası bir brokerin soyguncularla özel görüşme talebi ile onlara gelmesi ve bunu banka sahibininde onaylaması üzerine karışır.Olaylar zaman geçtikçe sıradan bir banka soygunu olmaktan çıkar...



İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Related Posts with Thumbnails