24 Mayıs 2010 Pazartesi

KADIN AKLI ERKEK AKLI



Romantik Komedi türünün hakkını veren bir film var karşınızda.Başrollerinde bence bu türe çok yakışan (ÖRNEK) Gerard Burtler var.Kadın oyuncu ise Katherine Heigl.Bu kadın resmen film boyunca gözümü tırmaladı.Butler'in yanına yakışmadığını düşünüyorum.Daha önce Kaza Kurşunu filminde izlemiştim.Sanırım erkek oyuncunun vasatlığı sayesinde o zaman gözüme batmamıştı.:))
Filmin bence tek kötü yanı buydu.

Eşimle çok büyük beklentiler içinde olmadan taktık filmi.Ama ikimizde çok beğendik.Çok cesur ve gerçekçi kadın erkek diyalogları ile dolu komik bir film.

Bir program yapımcısı kadın,herşeyi planlama ve düzen üzerine kurulu,buluşacağı insanları önceden araştırıyor,bay mükemmeli arayan bayan mükemmel.:))

Bir programcı adam,herşeyi plansız ve dağınık yaşıyor,bay mükemmel ve bayan mükemmel olmadığına inanıyor.

İkisinin yolları bir kanalda birleşiyor.Gerisi çok hoş bir komedi...

Dediğim gibi film bitene kadar gözümü tırmalayan sarışın dışında filmi çok gülerek izledim.Filmi eşinizle baş başa izlemenizi ve bol bol gülmenizi diliyor ve tavsiye ediyorum.

14 Mayıs 2010 Cuma

13. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali



Uzun zamandır Uçan Süperge'yi takip ediyorum.Bir nevi sivil toplum hareketi olan Uçan Süpürge aynı zamanda Uluslar arası bir film Festivali düzenliyor.
Festival sonunda Genç Cadı ödülü ve Uluslararası Sinema Yazarları Federasyonu (FIPRESCI) Ödülü veriliyor.
FIPRESCI ödülü dünyada bu ödülün verildiği tek kadın festivali olma özelliğini taşıyormuş.
Bu senenin Genç Cadı Ödülü;Bornova Bornova filmindeki rolüyle Damla Sönmez’e
FIPRESCI ödülü ise; Yuva (Home) filminine verilmiş.






Özellik le Erken Yaşta Evlilik ve Çocuk Gelinler Projeleri çok dikkatimi çekiyor.Çok duyarlı faydalı işler yapıyorlar.
Sitelerini incelemek isterseniz BUYRUN...

13 Mayıs 2010 Perşembe

ÇOOKK UZAKLARA KARTPOSTALLAR...

Anne Cafe sayesinde tanıştığım bir projeye dahil oldum bende.Eskiden beri kartları çok severim.Lise yıllarımda bayram ve yılbaşı öncesinde Tekirdağ'da valiliğin önüne kart sergileri kurulurdu.Tüm harçlığımı oraya yatırırdım.O kartları incelemek çok hoşuma giderdi.Bu projeyede Defne için ilerde güzel bir koleksiyon olur diye katıldım.Belki oda benim kadar sever kartları.

İlgili sitede
"Bir kartpostal gönderin geri dünyanın herhangi bir yerinden rastgele bir kartpostal alın"
diyordu.
Anne Cafe nasıl üye olunacağını ve neler yapılacağını BURADA çok net anlatmış.Bende bu adımları takip ederek kart göndereceğim ilk 5 adresi aldım.
Buraya kadar herşey çok güzeldi.Ama kartpostal bulmak gerçekten çok zor oldu.Tekirdağ manzarası bulamadığım gibi bulduğum diğer kartlar hep ünlü yabancı ressamların tablosu idi.
Yoğun aramalarım sonucu tam istediğim gibi olmasada 5 tane kart bulabildim.

Kart göndermemiz gereken kişiler kartın arkasına özel bir not istiyorlarsa profillerinde bunu belirtiyorlar.Ne yazacağımı uzun süre düşündüm.Sonunda Mevlana'nın 7 öğüdünü İngilizce olarak yazdım.Ne de olsa ortak dil.:))
Bakalım bana ve kızıma hangi ülkelerden kartlar gelecek.Heyecanla bekliyorum.

Amerika'ya giden kart



Fransa'ya giden kart



Rusya'ya giden kart



Finlandiya'ya giden kart



Almanya'ya gidan kart

12 Mayıs 2010 Çarşamba

YUMOŞ-FİKRİ MÜHİM



Anneler Gününden beri canım hiç yazmak istemiyor aslında.Zor durumdaki anneleri gördükçe, okudukça hayatta çok basit şeylerle uğraşıyoruz,çok basit şeylere üzülüyoruz hissi herşeyden elimi ayağımı çekti.
Ama dün çamaşır asarken aldığım koku (Yumoş kokusu) yazmayı geciktirdiğim bir konuyu hatırlattı bana.Bu arada da camdan irileşmeye başlayan erikleri gördüm.Hayat devam ediyor.Çamaşırlar yıkanacak,asılacak,katlanacak,erikler yenecek vs...
Fikri mühim sitesine üye olduktan sonra birçok ankete katılmıştım ama bu ilk kampanyamdı.Gelen Yumoş Ekstra numunesinden annemede 2 yıkamalık vermiştim.Kardeşim Ayşe'ye de kampanya numunesi gelmişti.Hepimizin ortak fikri kesinlikle daha yumuşak çamaşırlar elde edildiği ve kokusunun daha uzun sürdüğü.
15 yıkamalık üründen bir kapak yeterli oluyor.Biz ailecek sevdik beğendik.
Görümcemde yünlülerde denememi tavsiye etmişti.Denedim ;özellikle yünlülerde kokusu daha net ortaya çıkıyor ve daha uzun kalıyor.
Gönderilen küçük havluyuda Defne'nin çantasına koydum.Dışarda kullanıyoruz.:))

Her gün yeni,güzel şeyler duymak,yaşamak ve görmek üzere hoşçakalın.

7 Mayıs 2010 Cuma

GÜÇLÜSÜN ÇÜNKÜ ANNESİN...

Birkaç gündür sevgili NEHİR'in ve annesi Zeynep Hanımın hikayesini okuyorum.Okuyan olduğum için çok şükrediyorum.Ama kendimi Zeynep Hnm. yerine koymadan da duramıyorum.O kadar üzüldüm ki rüyalarıma bile girmiş.Durumu dile getirmek çok zor.Okumak ve anlamak için TIKLAYIN.
Bir anne olarak acısını yürekten paylaşıyorum.Allah kızına şifa onlara da maddi manevi dayanma gücü versin inşallah.Açalya isimli bir blog arkadaş Nehir için çok güzel bir yazı yazmış.

"Tüm anneler! Birleşin!

Kocalarınıza bu Anneler Günü'nde değişik bir hediye almak istediğinizi söyleyin. Söyleyin, iki gün sonra sineklenecek çiçeğe para vermesinler.
"

diye başlayan...Lütfen okuyun...

Ayrıca bu sese kulak verin...



Bence Anne olmak güçlü olmak çocukları için herşeyi göze almak demek.Ayaklarının üstünde sağlamca durmak dünyayı göğüslemek demek...
Her gün Allah'a çocuklarımı bana bağışlaması için,onların sağlıklı olması için dua ediyorum.Öyle oldukları içinde şükrediyorum.
Tv,radyoda,internette vs... gözümüze sokulan tüm reklamların aksine en güzel anneler günü hediyesi bu olsa gerek...

Burdan genç annelerin bebişlerini diğer :)) annelerin ellerini öpüyorum.
Görüşmek üzere herkese iyi hafta sonları...

5 Mayıs 2010 Çarşamba

TEKİRDAĞ'DAN ETKİNLİK ve FESTİVAL HABERLERİ


Bu hafta sonu değişik bir yer görmek farklı birşey yapmak isterseniz buyrun:
4.ULUSLARARASI TEKİRDAĞ UÇMAKDERE HIDRELLEZ VE YAMAÇ PARAŞÜTÜ FESTİVALİ'ne
8 Mayıs 2010 Cumartesi günü başlayacak festival 9 Mayıs 2010 Pazar günü sona erecek.
İlk gün uçuşlar sabah 10:00 da başlayacak.
Piknik malzemelerinizi hazırlayın.Erkenden yerinizi tutun.Yüzlerce yamaç paraşütü gösterileri altında gününüzü geçirin.
Ya da bir çılgınlık yapın profesyonel hocalar eşliğinde bir atlayış gerçekleştirin.:))

Önceki senerlerde ki yamaç paraşütü yazım için tıklayın...

Uçmakdere fotoğrafları için tıklayın...


2.ETKİNLİK ise Namık Kemal Üniversitesi Bahar Şenlikleri 2010
Geçen sene biraz sönük geçen şenlikler sanki bu sene daha şenlikli geçecek gibi.Gençler eğlensin sınav stresini atsın değil mi??
Şenliğin her günü ayrı renk giyilecekmiş.İnşallah bol bol fotoğraf çekip yayınlarım.Güzel kareler ortaya çıkacak gibi.
4 GÜN RENK GİYİN
10 Mayıs - Kırmızı
11 Mayıs - Yeşil
12 Mayıs - Turuncu
13 Mayıs - Mavi






BU VESİLE İLE HERKESİN HIDIRELLEZİ KUTLU OLSUN,EVLERİNİZ BEREKETLE DOLSUN.
Görüşmek üzere hoşçakalın...

28 Nisan 2010 Çarşamba

20 AYLIK BİR DEFNE SU



2 yaşına az bir zaman kala Defne;
Tam bir bilmiş...
Tam bir geveze...
Tam bir inatçı keçi...
2 yaşına yaklaşan çocuklar için bunlar normal belirtiler de biz Defne de görünce normal gelmiyor.
SABAH:
Saat 7:30 en geç 8:00 de ben uyanmamışsam öperek uyandırıyor.(bu günün en güzel kısmı)
-Anne şütt..
-Anne piş...(Bezi)
-Anne macuk...(anneannesinin ineği)
-Anne....diye uzayıp giden sorular ve konuşmalar....
Kapı aralığından babasını görünce...
-Anne babacık geğdi...

AKŞAM:
Saat 21.30 veya 22:00 gibi
-Anne uyku odada...(Yatak odasına gidelim uyuyacağım)
-Anne şüttt...(Biraz içip uzatır)
-Anne Meme...(Emziğini ister.)
-Anne saçç...(Ayağıyla saçlarımı karıştırarak uyuyor)

GÜN İÇİNDEN:
Halasının evine yaklaştığını anlayan DEFNE
-Anne geğdik...
-Hayır kızım gelmedik ama az kaldı...
(Halasının evinin önünde)
-Anne AZCIK geğdik...

Harıl harıl süpüren annenin yanına koşan DEFNE
-Anne kopağdım...
-Neyi kopardın kızım...
-Kapıyı kopağdım...
-Kızım ne kapısı kapı kopar mı hiç...
-Tut tut...(eline tutup olay mahalline gidiyoruz)
Dış kapının otamatiğinin kablolarını kopuk gören anne
-Kızın neden kopardın,ben bunu takamam ki şimdi
Defnede hazır cevap
-Dede takağ...

Şeker krizinde bir kız
-çekeğ çekeğ çekeğ çekeğ .....
(hiç ara vermeden 1 saat devam edebilir)

Her akşam bir kase çilek yiyen çilek kız...
-Anne gell gelll otuğ otuğ...
-Hımmm çilek...

Apartmandan içeri giren Defne
-Anneanne biz geğdik...

Halasının evine giren Su Defnesi daha kapıda ayakkabılarını bile çıkarmadan...
-Aga bıcık bıcık...(hala banyo yapalım)
(Halasının ona aldığı banyo köpüğü sayesinde banyo görür görmez bıcık...)

Sabah işe giderken
-Anne pağa
-Parayı ne yapacaksın kızım
-Anne bakka çekeğ (bakkala gidip şeker alacak)
Bakkalcı zaten Defneyi görünce Şeker kız geldi diyor.

Arabada giderken babası fren yapar...Defne...
-Ovvhaaaa...
-Öküşşş...Hadi beee...
Bu laflar babasına değil karşı taraftaki şöfore söyleniyor bir elde havada...
(Kayıt makinesinin yanında bir kere bile söylemek yeterli asla unutmuyor...)

Unutmamak gülümseyerek hatırlamak üzere yazılmış notlar...

22 Nisan 2010 Perşembe

ÖLÜMCÜL TUZAK



En İyi Film,En İyi Yönetmen,En İyi Orjinal Senaryo oscarını alan film.
Bütün bunlar bir filmi çok izlenilebilir ve iyi film yapmaya yeter mi?
Bence yetmez.Emeğe saygı dedim,yönetmeni kadın dedim,oscar dedim ama...
Eşim "film zevkinden şüphe ediyorum artık" dedi.
Bende kendimden şüphe ettim.:))
Irak ta görev yapan (orda ne işleri varsa) Amerikan bomba imha ekibinin başından geçen olaylar anlatılıyor.İhbar geliyor,olay yerine gidiliyor,bomba etkisiz hal getiriliyor yada getirilemiyor...
Askerlerin psikolojisi üzerine,fazla kahramanlık içermeyen ama o kadar bomba içinde çok durağan ve sıkıcı bir film.Filmin sonuna kadar şimdi hareket şimdi başlıyor....
Cıkk...Sonuç filmi hiç beğenmedik.Oscarları onlara kalsın.
Bir de Titanic filmine verdikleri 11 tane Oscar ödülüne pişman oluyorlar.Halt etmişler...
Film ile ilgili aklımda kalacak tek şey eşimin puşi ile yüzü örtülmüş sadece gözleri görünen bir oyuncuyu tanımış olması...

21 Nisan 2010 Çarşamba

TİTANLARIN SAVAŞI



Yunan Mitolojisinden hiç anlamayan biri olarak film bittiğinde ''bunda bir eksiklik var" dedim.Sonuçta yazılmış bir tarihten esinlenilerek çekilmiş bir film.
Tamam film görsel olarak çok güzel ama hikayede kopukluklar var.Bence hikayesi tamam olmayınca filmde yarım oluyor.
Avatar da görsellik üzerine kuruluydu ama konu olarak hiç yarım kalan kopuk olan bir yer yoktu.
Ne tanrıları anladım (filmdeki),ne insanları.
Zeus'un gayri meşru yarıtanrı oğlu Perseus'un tanrıların gazabından bıkmış Argos halkını kurtarması anlatılıyor filmde.
Hikayesi eksik (bu nedenle insana saçma geliyor konusu) görselliği bol bir film.Fantastik filmleri sevenler izleyebilir.Ama demedi demeyin.Senaryo için keşke biraz daha çalışılmış olsaydı.

20 Nisan 2010 Salı

İNTİKAM PEŞİNDE-MEL GİBSON



Mel Gibson şarap gibi bir adam bence.Yaşlanmış hali bile ayrı bir güzel.Onun seven adam, aile babası rollerini her zaman hayranlıkla izledim.(Vatansever,Cesur Yürek,İşaretler,Fidye,Komple Teorisi vs...)
Bu filde de kızını yalnız büyütmüş ve onu çok seven bir babayı canlandırıyor.Kızı evinde kollarında öldürülüyor.Dedektif olduğu için kızının kendi düşmanları tarafından öldürüldüğünü düşünüyor ve araştırmaya başlıyor...
Ama....
Çok ayrıntı vermek istemiyorum.
Sürükleyici,etkileyici güzel bir film.Mel Gibson hayranlarına özellikle tasiye ederim.Filmde iki tane çok şok edici sahne var.
Ben çok beğendim...

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Related Posts with Thumbnails