20 Mart 2009 Cuma

KÖTÜ FİLMLER

Bu hafta iki iyi olmayan film izledim.Biri adını bile tam bilemediğim ama Acımasız olarak çevirilen bir Fransız filmi.Kobra Takibi adlı tv dizisi bile ondan daha kaliteli çekilmiştir herhalde.Hiç bahsetmiyorum.Zaten Vidocq dışında iyi Fransız filmine de rastlamadım.
2.film ise çekildiğinden beri eleştirilmekten kurtulamayan Recep İvedik.Eşim Şahan Gökbakar'ı çok sevdiği için 1.sinide izlemiştim.Tarzın tamamen yabancısı olarak şunu söyleyebilirim.1.de daha çok gülmüştüm.2. pek sevmedim.
İşte böyle hafta sonu Güneşi Gördüm'e gitmeyi umut ederek herkese iyi hafta sonları diliyorum.

9 Mart 2009 Pazartesi

OSCARLI MİLYONER FİLMİ VE DOĞMAMIŞ FİLMİ


DOĞMAMIŞ;
Çok az kısmet olmuştur bana bir filmi yerden yere vurmak.Aslında bunu hakeden filmlerle karşılaşıyorum ama emeğe saygı deyip,her konunun bir izleyici kitlesi vardır deyip kibarca eleştirmeye çalışıyorum.Ama emeğe saygıda bir yere kadar.

Bu kadar saçma bir film görmedim.Yok aslında gördüm de bu kadar çakma bir korku filmi görmedim.Filmi size şöyle anlatayım.En iyi gişe yapmış,en çok beğenilmiş korku filmlerinin en vurucu sahnelerini alın bir araya toplayın.Birbirinden alakasız sahnelerden oluşmuş bir film.Garez,Hasat Zamanı,Aynalar,6.His,666, gibi filmleri anımsatan sahneler.

Vs...Vs...Vs...

13 Oscar vs.. birçok ödül...

Bizde yayınlanmış KİM 500 MİLYAR İSTER yarışmasına Hindistanda katılmış ve kazanmış bir gencin yarışmayı kazanma öyküsü anlatılıyor filmde.

Sıradan bir çaycının sorulara doğru cevap vermesi çok olağan görülmüyor ve genç polis sorgusuna alınıyor.Her sorunun cevabı gencin hayatından bir parçayı temsil ediyor.

Yani cevaplarla kahramanımızın hayatı hep buluşuyor.

Çok güzel bir konu.Oyuncularda öyle.Aldığı ödülleri hak ediyor bence.Hollowood sinemasının kısır döngüsünde tertemiz bir sayfa gibi.

Filmi izledikten sonra Oscar yarışında filmin en sıkı rakibi Benjamin Button'un Tuhaf Hikayesi filmi ile karşılaştıracak olursam;aslında Brad Pitt içimi daha çok acıttı.Bebekken ölmesi ve genel olarak filmde ki duygusallık beni daha çok etkiledi.

Milyoner'de ki duygusallık biraz daha belgesel tadında ve sosyolojik gerçekler ile bağlantılıydı.

Sonuçta ikiside bu sene senaryo olarak sinema izleyicilerine yeni kapılar açtı.Isıtılıp ısıtılıp önümüze koyulan filmlerden bıkmıştık.İyi oldu...

Çok iyi oldu...

3 Mart 2009 Salı

SİBİRYA EKSPRESİ VE SAHTEKAR

SİBİRYA EKSPRESİ
Aksiyonu bol olması umuduyla izledik.Yönetmenin bir önceki filmi Maknist'i referansı olarak kabul etmek bence hata olmuş.Film Amerikalı bir çiftin Pekin-Moskova hattında yaptığı tren yolculuğu ile ilgili.Trende tanıştıkları bir çift onların başını bir hayli derde sokuyor.Rus polisi de işin içine giriyor.
Ben filme ısınamadım.Ama televizyonda karşınıza çıkarsa izleyin.Aslında demek istediğim izlemek için ekstra bir çabayı hak etmiyor film.
SAHTEKAR

Başrollerinde Angelina Jolie oynuyor.1928'li yıllarda kocası olmayan, oğlunu tek başına büyütmeye çalışan bir anne.Telefon oparatörü olarak çalışıyor.Bir gün eve dönüyor ve küçük oğlunu evde bulamıyor.Uzun bir bekleyişten sonra oğlunun kaybolduğu kesinleşiyor.
Aylar geçiyor oğlunuz bulundu diye bir haber geliyor.Evet bir çocuk bulunmuş ama onun oğlu değil.Sorunsa onun oğlu olmadığını herkese kanıtlaması gerekiyor.Polis departmanının komplosundan kurtulmaya çalışan bir annenin mücadelesi anlatılıyor.Gerçek bir olaydan esinlenilmiş.

Filmi çok beğendim.Bir anne olarak bazı sanelerde kanım dondu.Bence mutlaka izleyin.Ağır ve yavaş bir temposu var ama izlenmesi gereken bir film.

24 Şubat 2009 Salı

BİZDEN HABERLER...

Bu gün biraz bizden bahsetmek istiyorum.Mavi yani Ayşe yazın evlendi ve Ardahan'a gitti bildiğiniz gibi.Orda yarım dönem vekil öğretmenlik yaptı.Şimdi onun için tamamen yeni olan ev hayatına alışmaya çalışıyor.
Ben 14 Ağustos'ta sahip olduğum Defne'den sonra işe dönmeyi düşünüyordum.Ama iş yerim kapandı ve çıkışım verildi.Tam olsun varsın bende kızımı büyütürüm derken karşıma iyi bir iş fırsatı çıktı.Pazartesi itibariyle yarım gün çalışıyorum.
Defne'yi anneannesi bakıyor.Onu bırakıp gitmek oldukça zor.Ama alışacağız inşallah ikimizde.
Yazılar işleri öğrenene kadar biraz seyrekleşebilir ama film izlemek bende hiç bitmez bildiğiniz gibi...
Bu arada Ayşe hanım sizde Ardahan'dan gün menülerinizi yayınlayında yeni tarifler görelim bari...:))

21 Şubat 2009 Cumartesi

AYNALAR...


Ünlü 24 dizisinin bir o kadar ünlü oyuncusu Kiefer Sutherland'ın başrollerini oynadığı bir film AYNALAR.
Oyuncunun geçmişine baktığımızda ''ÇİZGİ ÖTESİ'' dışında bence çok önemli bir film yok.Zaten yıllardır 24 dizisinde oynamaya devam ediyor.Öylede kalsa iyi olacak bence.
Bir kere film bir Güney Kore filminin yeniden çekimi ki bu durum benim için yeterli.Bu tarz filmleri pek sevmem.Örnek Garez gibi...
Gereksiz gerginlik oluşturuyor filmler bende.Aynalar filminde de böyle oldu.Türün sevenleri için film iyi bulunabilir ama ben o gece aynaya bakamadığım için filme karşı antipati duydum.
Konusu ;eski bir polisin dağılan aile hayatını toplamak adına bulduğu bir gece bekçiliği işinde başına gelenler.Büyük bir alışveriş merkezde bilinmeyen bir sebeple yangın çıkmış.Binanın içinde kalan aynalar kahramanımıza bir şeyler anlatmaya çalışmaktadır.Başta masum gibi görünen ama sonuçta hiçte masum olmayan aynalarla savaşmak zorunda kalır yine kahramanımız.
İşte böyle...İyi hafta sonları herkese...

19 Şubat 2009 Perşembe

AYIŞIĞI DOĞDU...

Yeni yaşın kutlu olsun YENİ BABA....

Seni seven YENİ ANNE ve CİCİ kızı....

13 Şubat 2009 Cuma

VİZYON FİLMLERİNE DEVAM...

Bu aralar film yönünden çok zengin seçeneklere sahipti vizyon.Hem oyuncular açısından hemde senaryolar.Tabii bizde ne yaptık bu fırsatı kaçırmadık.Bol bol film izledik.
Bunlardan ilki AVUSTRALYA;
Başrollerinde Nicole Kidman ve Hugh Jakman oynuyor.Sizde duymuş yada görmüşsünüzdür.Çokca reklamı yapıldı.Bende sabırsızlıkla bekledim.Sonuç;bence olmamış.Bu kadar reklam bu kadar iyi oyuncular...Eeee bu kadar mı ? dedim filmin sonunda...

Bir kere çok uzun ve akıcılıktan uzak buldum.Aslında filmi izlemeniz için sebepleri saysam daha iyi olacak.
  1. Nicole Kidman'ın güzelliği ve film boyunca giydiği kıyafetlerin şıklığı,
  2. Hugh Jakman'ın yakışıklılığı ve ...?
  3. Uçurum sahnesi gibi filmde yer alan bazı görsel açıdan güzel sahneler,
  4. Avustralya'yı gezelim görelim felsefesi (2.dünya savaşı öncesinde ki hali)
  5. Aborjin olan bir dede ve torun görmek...

    bunlar benim sebeplerim size herhangi biri yakın geliyorsa izleyin.:))

2.Filmim BAY EVET;
Başrollerinde Jim Carey ve güzelliğini çok duru bulduğum Zooey Deschanel (daha önce Mistik Olay filminde oynamıştı) var.
Konusuda sıradan bir hayat yaşayan ve nerdeyse her şeye hayır diyen bir adamın katıldığı bir seminer sonrası herşeye ''EVET'' demesiyle hayatında meydana gelen değişiklikler üzerine.
Çok komik olması şaşırtmadı beni.Ne de olsa Jim Carey var.Filmin verdiği mesajıda filmide sevdi.Bence izleyin ve filmin tadını çıkarın.
Ama İranlı gelin bulma üzerine yapılan espirileri yanlı bulduğumuda söylemeden geçemeyeceğim.
Bu arada filmde Carl'ın eski karısı rolünde Las Vegas dizisinden Delinda'yı göreceksiniz.

3.Film YALANLAR ÜSTÜNE;
Başrollerinde Leonardo Di Caprio ve Russell Crowe var.
Filmde bir CIA ajanının El-Kaide ile ilgili bir casusluk görevi anlatılıyor.Aslında Irak konusunda Amerikalıların hiç hoşuna gitmeyecek derecede dürüst anlatılmış olaylar.Bu yönüyle film hoşuma gitsede Di Caprio olmasa izlermiydim bilmiyorum.
Russell Crowe'u pek beğenmedim bu filmde,ayrıca çok kilo almış.
Casusluk filmlerini seviyorsanız izleyin derim.
Son ve 4.Film HAYALLERİN PEŞİNDE;
Bu filmin başrollerinde Kate Winslet ve Leonardo Di Caprio var.
Film 66.Altın Küre Ödüllerinde Drama filmi dalında En İyi Kadın Oyuncu dalında Kate Winslet'e ödül getirdi.Ve bencede oyunlulukları çok iyi bir film.
Konusu 1950'li yılllarda evli ve iki çocuğu olan bir çiftin evlilik hayatı üzerine.
Bir kadının kocası için yaptığı bir çok fedakarlık karşısında bir kocanın bencillikleri anlatılıyor filmde.
Yavaş bir temposu olduğu için herkese hitap etmeyebilir ama ben filmi çok beğendim.Eşinizle izleyebilirsiniz.:)(eşiniz sıkıntıdan çatlayabilir)
Kadın kadına izlemek daha zevkli olur sanırım.:))
Eee önümüz hafta sonu sizde bu filmlerden birini seçin Sevgililer Gününde sevgi dolu bir gün geçirin.Görüşmek üzere...

12 Şubat 2009 Perşembe

KAPILAR AÇILDI....

Herkese Merhaba.Bu gün sizlerle yeni bloğumun açılışını paylaşmak istiyorum.Bodrum gezimiz sırasında şehrin sakinliği ve güzelliğinden ilham alarak başladığım bir etkinlik için açtığım blog.

KAPILAR.....

Mavi ve portakal Kapılar...

Kapı deyip geçmeyin.Onlar hayata açılan kapılar.Farklı hayatlara farklı zaman ve insanlara hizmet etmişler...

Ziyaret etmek isterseniz KAPILAR burda...

9 Şubat 2009 Pazartesi

BENJAMİN BUTTON'UN TUHAF HİKAYESİ

İşte karşınızda yazı yazmaktan gurur duyduğun ve izlerken hayran oduğum bir film...Başrollerinde Brad Pitt,Cate Blanchett...
Filmin sonunda gözlerimden akan yaşlara engel olamadım.Ben böyle filmlerde sinemaya aşık oldum.Böyle filmler için günlük tutmaya başladım ve böyle filmler için hala yeni filmler izliyorum.

Konusu;Oğlu savaşta ölen bir adam yeni açılacak tren istasyonu için bir saat yapıyor.Ama saatin bir özelliği var o da ters çalışması.Savaşta ölen çocukların geri gelmesini istediği için böyle yapıyor.

Bu sırada dünyaya gelen Benjamin 80 li yaşlarda bir bebek olarak dünyaya geliyor ve yıllar geçtikçe vücudu gençleşiyor.
Tabii bu kadar basit değil.Filmin içinde aşk,sevgi,acı insana özgü bütün duygular var.

Filmin 13 dalda oscar adayı olması beni hiç şaşırtmadığı gibi hiçte rahatsız etmedi.Alırsa da aynı şeyleri hissedeceğim.Brad Pitt'in önlenemez yükselişi bu filmle taçlanıyor.Oyunculuğu için söylenecek hiç birşey kalmıyor.

Yönetmen David Fincher Yedi ve Dövüş Kulübü filminde de Brad Pitt ile çalışmayı seçmişti.Bu filmde de birlikte olmaları tesadüf değil elbette.
Sonuçta önemli olan filmin kaç dalda aday olduğu yada kaç ödül aldığı değil.Benim film koleksiyonumda ki özel yeri ve her istediğimde zevkle izleyecek olmam.
Kesinlikle,şiddetle ve özellikle tavsiye ediyorum.Bence bu filmi kaçırmayın...

3 Şubat 2009 Salı

EN YENİLER


GERÇEK MASALLAR
Başrollerinde Adam Sandler 'in oynadığı çok eğlenceli ve komik bir film.Biz çok beğendik.Çocuklarınız varsa mutlaka onlarla birlikte izleyin.İçinizdeki çocuğuda unutmayın onada izletin.:))

Filmin konusu Skeeter adında bir adamın yiğenlerine anlattığı masallar üzerine gelişiyor.Sürükleyici fantastik ve çok komik bir masal kapısı açılıyor.Girin içeri hadi beklemeyin....





ZAFER VE GURUR

Uzun süredir beklediğim bir filmdi.Ama işin doğrusu hayal kırıklığına uğradım.gibi çok iyi iki oyuncuya rağmen sıkıcı, akmayan,sıradan bir konu.

Oyuncular hatrına izlemek kendi tercihiniz ama ben beğenmedim.Filmde bir dağınıklık ve sürükleyicilikten uzak bir anlatım vardı.Konusu babasıda polis olan iki polis kardeş.Birinin ekibinden 4 kişi öldürülüyor.Diğer kardeş bunu araştırırken işin ucu polislere dayanıyor.Falan filan....:(


Uzun zamandır yoktum.Eşim Defne ve ben ufak bir geziye gittik.Ayrıntılar yakında...

Ama bir ip ucu veriyorum.Gidenler tanıyacaktır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Related Posts with Thumbnails