26 Mart 2007 Pazartesi

KAHRAMAN PİLOTLAR

Hafta sonu film açısından pek verimli geçmedi.Çok az zamanınmızı dinlenerek geçirdiğimiz için 1-2 film izleyebildik.Bunlardan biri Örümcek Adamın hem kadim dostu hem düşmanı olarak tanıdığımız (Harry Osborn )James Franco'nun başrollerini oynadığı Kahraman Pilotlar.
Aslında film havadaki uçak sahneleri olarak çok güzel.Ama uzayan ve bekleyen sahneler filmin akıcılığını alıp götürüyor.Daha kıza tutulsaymış film orta karar bir savaş filmi olabilirmiş.Orta karar diyorum çünkü konusu gidişatı çok belli olan bir film.
Boş zamanınız çoksa izleyin derim...

2.ci filmi tamamen eşimin istekleri doğrultusunda aldık ve izlemeye çalıştık.Benim için tam bir işkenceydi ama türün meraklısı olan eşim bile beğenmedi.Filme yorum yazma gereği bile duymuyor sadece adını yazıyorum.''ÖLÜ YA DA DİRİ''

24 Mart 2007 Cumartesi

BU DİZİYE DİKKAT !


CNBC-E nin uzun zamandan beri takipçisiyim.Hatta elimde bir dergi koleksiyonu bile var.Aslında kanalı beğenmemin başlıca sebepleri bir kere dizilerde ki her bölümün bir film tadında olması ve bu bölümlerin en uzununun 45 dakika sürmesi hemde reklamlarla beraber.Ayrıca diziler gerçekten çok ilgi çekici ve kaliteli.
Heroes yeni yayınlanan dizilerden ama şimdiden hepimizin favorisi.
Bende bu yüzden bu diziyle ilgili haberleri bloğunda yayınlamaya karar verdim.
Bu gün kahramanlar dan bahsedeceğim.


Claire ; Lisede okuyor,amigo kız,hızlı hücre yenileme özelliği var.




Isaac ; O bir ressam ama geleceği çiziyor.





Hiro ;Babasının şirketinde bilgisayar yazılımcısı,zamanı durdurabiliyor zaman içersinde ilerleyebiliyor yani uzayı ve zamanı bükebiliyor.

Matt ; Polis Memuru,Telepati yani zihin okuyabiliyor.

Nathan ; Politikacı,uçabiliyor.

Peter ;Hastabakıcı,Nathanın kardeşi,belirli menzil içinde ki kahramanın yeteneğini taklit edebiliyor.


Niki ; Striptizci,Kişilik bölünmesi yaşıyor ,kötü kişiliği insan üstü güce sahip




Micak ;Nikinin oğlu, 10 yaşında,elektronik cihazları kontrol ve tamir edebiliyor.

Sylar ;Saat tamircisi,diğer kişilerin güçlerini çalarak üstünde topluyor.

Eden; Karşısındakinin davranışını etkileyerek değiştirme gücü var.

D.L ;Cisimlerin içinden geçebiliyor.

Birde gücü olmayan ama kahramanlarımızla bağlantıları bulanan karakterler var.

Simone ;Isaac ın sevgilisi ,kendine ait galeride onun resimlerini satıyor,babası yatalak ona Peter hastabakıcılık yapıyor.

Mohinder ;Profesör,babasının yaptığı ve uğrunda öldürüldüğü araştırmayı devam ettirmek istiyor.

Ando ;Hironun yakın arkadaşı,o da yazılımcı.

Bu seferlik bu kadar daha sonra dizi hakkında başka bilgiler de vereceğim.Çünkü çok sıradan bir süper kahraman dizisi değil.Ayrıntıları olan bir dizi...

KAYIP ŞEHİR


KAYIP ŞEHİR(LOST CİTY)

Evet filmi izledim.Tabiki Andy Garcia olduğu için.Üstelik hem oyuncu hem yönetmen hemde müziklere imza atmış.Filmin konusu 1950 yıllarında Batista hükümetinin çöküşünün ardından Fidel Castronun yükselişi sırasında şehrin en güzel klüplerinden El tropico'yu işleten Fico'nun hem klübünü hemde ailesini ayakta tutma çabalarını anlatıyor.

Filmi yönetmenlik ve müzik anlamında değerlendirdiğimde benden tam not alıyor.Andy Garcia'nın oyunculuğu gerçekten çok etkileyici.Kübalı olmasından olsa gerek yaşayarak oynamış.
Ama filme bir kaç eleştirim var. 1.si filmin çok uzun tutulması 2. devrimi sadece burjuva kesiminin gözüyle anlatması .Ayrıca Castro başa geldiğinde halk çok seviniyor ve ona saygı duyuyor ama film onu sanki kötü gösterme çabası içinde.Yani bu adam kötüyse bu halk neden bu kadar sevinçli gibi bir tezat oluşuyor.

Filmde Ficonun arkadaşı ve yazar rolünde Hayalet Avcılarının yıldızı Bill Murray'ı Fico'nun devrimci kardeşlerinden biri olarakta Cnbc-e kanalındaki kayıp insanları arayan Wıthout a Trace dizisindeki dedektif Danny' yi göreceksiniz.Ayrıca Aurora Ficonun
kardeşinin karısı aynı zamanda da imkansız aşkı çok güzel bir kadınmış kıyafet seçimleride hem döneme uygun hemde çok şıktı.

22 Mart 2007 Perşembe

GÖLGEDE SAVAŞANLAR


Evet filmin Tekirdağ'a gelmesini bekleyemedik.Çorluda gittik.Hemde 18 Mart'ta yani gösterime girmesinin 2.günü .İyikide gitmişiz.

Filmin konusu malumunuz 300 tane Spartalı askerin 30.000 civarındaki Perslere karşı göstermiş olduğu mücadele.Çok basit bir cümle gibi dursada aslında olay tarih sayfalarına bir kahramanlık destanı olarak geçmiş.Ve bence bu filmde sinema tarihi sayfalarına bir baş yapıt olarak geçmeli.
Karakter odaklı bir film olmadığı için oyunculardan bahsetmek istemiyorum.Ama Sparta Kralı Leonidas'a birşey demeden de geçemiyeceğim.Grard Butler bu role çok yakışmış.Nerdeyse Gladyatör'den sonra en çok beğendiğim komutan tiplemesi diyebilirim.Hatta Russell Crowe biraz hantal kalıyor Lepnidas'a göre.
Film Frank Miller in çizgi roman uyarlaması olduğu için ortamlarda çok büyüleyici ve fantastikti.Ama beni en çok etkileyen eski çağ savaş sahnelerine eşlik eden modern rock müzikleri oldu.Ağır çekimdeki kavga sahneleri tekrar tekrar izlemek isteyeceksiniz.Eşim ve Zafer için tam bir şölendi film.Hatta bizim filmi beğendiğimize bile inanamadılar.
Çok nadiren hissettiğim ''bir bilet daha alıp tekrar izleyeceğim'' duygusunu bu filmde yaşadım.Yani ne demek mi istiyorum filmi çok ama çok beğendim.Hemde tüm eleştirilere siyasi mesajlara ve sürtüşmelere rağmen.Bu filmdeki ne Spartalılar şimdiki Amerikalılar ne de Persler İranlılar.Savaş M.Ö 480 yılında geçiyor.
Ayrıca bu bir çizgi roman uyarlaması tarihi gerçeklerden esinlenmiş.Gerçeğin kendisi değil.

Neyse film benim klasiklerim arasına girdi.Bu arada Çorlu Orion'da Teknosa'da orjinal cd ler 5 ytl.Biz Gladyatör'ü aldık bile.Sepette çok iyi başka filmlerde vardı.Yolunuz düşerse diye diyorum.

Fimle ilgili ayrıntılı yorumlarımı görmek için adrese göz atın.
http://www.tekirdagunluk.com/

19 Mart 2007 Pazartesi

ALACAKARANLIK


Hafta sonu izlediğim filmlerden biri Alacakaranlık.
Başrollerinde Bruce Wills'in eski Ashton Kutcher'ın yeni karısı Demi Moore var.
Bu kadının 4 çocuk annesi olduğunu inanamıyorum.Gerçi çok zayıf olmak yakışmamış bence.
Neyse film şöyle ünlü bir yazar olan Rachel oğlunu bir kazada kaybeder.Oğlu evlerinin önündeki nehirde boğularak ölür.Rachel suçluluk duygusunu üstünden bir türlü atamaz ve bunalıma girer.Biraz kafasını dağıtmak ve yeniden yazabilmek için şehirden uzak hatta bağlı olduğu kasabadan da uzak tenha bir ev kiralar.Evinin karşısında sadece bir deniz feneri vardır.Orada yaşayan Angus ile arkadaşlık etmeye başlayan Rachel tam birşeyler yolunda gitmeye başladı dediği anda başına çok tuhaf ve gizemli şeyler gelmeye başlar.
Ölen oğlu onu yaklaşan tehlikeler için uyarmaktadır.
Sonu izledikçe süpriz olmuyor ama film manzara açısından çok güzel.Ayrıca sonuna kadar merakınızı canlı tutuyor.Yani televizyonda hiç sıkılmadan izlenebilecek orta karar bir korku filmi var karşınızda...
Benden söylemesi...

17 Mart 2007 Cumartesi

ŞANSLI SLEVIN


Biliyorum film biraz eski ama benim için etkileyiciliğini ve heyacanını hiç kaybetmedi.
Başrollerde birçok ünlü var.Bruce Wills,Morgan Freeman,Josh Hartnett,Lucy Liu,Ben Kingsley...
Morgan Freeman ve Ben Kingsley iki düşman mafya babasını,Bruce Wills kiralık katili,Josh HartnettSlevin'ı, Lucy Liu 'da kapı komşusunu canlandırıyor.


Konusu;Slevin'ın hayatı bu aralar hiçte iyi gitmez.Yaşadığı ev mühürlenir,kız arkadaşını başka bir erkekle yakalar,cüzdanını ve kimliklerini bir soyguncuya kaptırır...
Bütün bunlardan kaçabilmek için arkadaşı Nick Fisher'ın yanına gider.
Ama aslında herşey şimdi başlar.Kötü şans burdada onu bırakmaz.

Buraya kadar herşey normal gibi görünsede kanmayın.Filmin bundan çok daha şaşırtıcı olduğuna ve Bruce Wills'in her zaman ki muhteşem oyunculuğuna güvenin ve filmi izleyin

16 Mart 2007 Cuma

HAYAT KISA İLERİ SARMAMAK LAZIM...


CLICK
Resimden de anlaşılacağı gibi filmin başrollerinde Adam Sandler var.Ona Kate Beckinsale eşlik ediyor.Ve tabiki Morty roründe Christopher Walken...
Konusuna gelince Michael evli ve iki çocuk babası bir işkoliktir.Ailesi ve işi arasındaki zaman dengesini bir türlü tutturamaz.Hayatında ki herşeyi idare eden bir kumandaya ihtiyacı vardır.Morty hayatına girer ve onun bu istiğini gerçekleşir.Ama Michael bu hayalin nelere mal olacağını kestiremez.Ve zaman akıp gider...













Bir kere film çok komik ama içinde çok dramatik öğelerde taşıyor.Yani hem gülüyor hem üzülüyorsunuz.Kesinlikle basit bir komedi filmi değil.İzledikten sonra kendinize bir çok soru sormanızı ve hayatınızda ki önceliklerin kime ait olması gerektiğini daha iyi anlamanızı sağlıyor...
Hayatımızın istemediğimiz kısımlarını atlarken kaçırdıklarımız için çok geç olabilir...

14 Mart 2007 Çarşamba

KORUYUCU



Filmin başrollerinde Kevin Costner ve Ashton Kutcher var.Bu ikili filmi kurtaran en önemli unsur bence.
Aslında film denizde ki firtınalar ve kurtarma operasyonları sahneleri olarak çok güzeldi.
Keşke öyle kalsaydı.
Konusu sahil güvenlikte bir efsane olmuş tecrübeli bir can kurtaran olan Randall ekibini talihsiz bir kazada kaybeder.Bu sebeple A okuluna öğretmen olarak verilir.Burada öğrencilerine çok farklı yöntemlerle cankurtaran olmayı öğretir.Öğrencisi Fischer çok başarılıdır ama bir o kadarda ukaladır.Eğitim tamamlanıncaya kadar aralarında sıkı bir dostluk oluşur.Eğitimden sonra yolları gerçek hayattada kesişir.

Filmde bence gereksiz ayrıntılar ve konuşmalar var bu da izlerken insanı sıkıyor.Filmin sürükleyiciliğini kaybettiriyor.Kısacası film televizyonda vakit geçirmek için izleyeceğimiz sıradan bir Amerikan kahramanlık öyküsünden öteye geçemiyor.

12 Mart 2007 Pazartesi

ADRENALİN ADAM



TETİKÇİ


Bu film gerçekten sıkı ve iddaalı bir film.
Zaten filmin yönetmenleri olan Mark Neveldine ve Brian Taylor aslında video oyunu yönetmeni.O yüzden filmde bir bilgisayar oyunu tadı alabilirsiniz.
Başrollerinde Jason Statham yani Snatch filminin bence yıldızı ve Amy Smart var.Amy Smart'ı Kelebek Etkisi filminden hatırlayabilirsiniz.

Konu olarak tetikçi Chev kız arkadaşı Eve ile temiz bir hayata başlamak için işi bırakmaya karar verir.Bu kararın sabahı çok kötü bir şekilde uyanır.Çünkü uykusunda ona bir zehir enjekte edilmiştir.Bu zehir böbrek üstü bezlerini etlilediği için hayatta kalmasını sağalayacak tek şey ADReNALİNdir.
Bunu ona yapan kiş
iye ulaşmak ,kız arkadaşını korumak ve hayatta kalmak arasında büyük mücadele başlar.



Film kesinlikle sıradan bir intikam öyküsü içermiyor.Espiri anlayışı geniş çekim teknikleri eğlenceli çok fazla sürükleyici bence çok iyi bir film var karşınızda.
Filmde insanın hayatta kalabilmek uğruna yapabileceklerinin sınırı sorgulanıyor.Tam bu noktada bence filmde tek bir tane gereksiz sahne olduğunu söylemek istiyorum.İzleyenler anlayacaktır.Filmi izlediğimiz arkadaşlarımdan Zafer'in de dediği gibi o sahne yönetmenin fantazisi olmaktan öteye geçemez.Beni rahatsız eden cinselliğin sokakta alenen yaşanması ve normal karşılanmasıydı.
Bütün bunlara rağmen film kesinlikle kaçırılmaması gereken bir aksiyon...

8 Mart 2007 Perşembe

KADINLAR GÜNÜNE ÖZEL



TEK BAŞINA
Bu gün kadınlar gününe özel bir film seçtim.
Bu film Amerikan tarihinin ilk cinsel taciz davasını açan Lois Jenson'un gerçek öyküsünden esinlenilmiş.
Ayrıca bu olay Amerikan tarihini değiştiren toplumsal bir hareketin çıkış noktası olarak kabul edilmiş.
Başrollerin de bir çok ünlü var.Charlize Theron,Woody Harrelson,Sisssy Spacek,Sean Bean gibi..
Başarısız bir evlilikten sonra babasının evine dönen Josey çocuklarına bakmak için çalışmak zorundadır.Bir kuaförde iş bulur ama bu geçinmeleri için yeterli bir iş değildir.Kuaförde kazandığından 8 katı fazla alabileceği bir iş bulur ama bölgenin en büyük istihdam kaynağı olan demir ocağında.
Bu iş hiç kadınlara göre değildir.Kasabalı,çalışanlar ve Josey'nin ailesi herkes böyle düşünmektedir.

Josey harcayacağı fazladan güce hazırdır ama işte olan cinsel tacizlere sessiz kalmaya hiç niyeti yoktur.Ama bu konuda da tek başınadır.Çünkü taciz gören diğer kadınlarda dahil herkesi karşısına alır.Sonunda bir avukatı ikna eder ve davayı açar.
Gerisini izleyin ve görün.Oyunculuğuyla Charlize Theron övgüleri hak ediyor ama filmdeki yan karakterlerde çok iyi oyuncular...

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Related Posts with Thumbnails